Son Haberler

Bilim Araştırma Etiği

-
Eylül 14, 2022
Bilim Araştırma Etiği

Denetlemek öbür süreçlerle birlikte daha yeni ve özgün balakaların gelişmesine yol açar. Bilim insanında genellikle bulunan özellikler bilme hevesi ve merak curiosity, asılları hissetme ve idrak etme eforu intuition ve yaratıcılıktır creativity. Bu yetenekler bazı bilim adamlarında yeterince bulunmayabilir. Ancak, bilimde şüpheciliği elden bırakmamak hem yeni balakalara açılımı sağlar; hem de başkaları tarafından yapılmış araştırmalardaki yanlışlıkları, bakımsızlıkları ve etik dışı davranışları görmeye yol açar TÜBA, 2002, 35.

Bilim ve teknoloji büyüdükçe bilimsel araştırmalardaki etik dışı davranışlar da çoğalmaktadır. Bu problem Amerika gibi gelişmiş ülkelerden büyümekte olan tüm ülkelere kadar yaygınlaşmış ve endişe verici boyutlara erişmiş bulunmaktadır. Resmi istatistiklere göre Amerika’da her sene 450 civarında soruşturma ve dava açılmakta ve yine teknolojideki nezaket dışı davranışlardan dolayı bu ülke her ay iki milyar dolar hasara uğramaktadır Bekaroğlu, 2002, 12.

Bekaroğlu’na 2002, 12 göre bu sahtekarlıklar başlıca üç başlık altında toplanmaktadır: Kopya sürüklemek, bilgileri uydurmak ve bilgileri değiştirmek. Bu üç davranışa son senelerde büyük ve uzun süren davalara konu olan, hakemlik görevini makûsa kullanmak da ilave edilebilir. Türkiye ise laf konusu olunca yukarıyada anılan sahtekarlıklara şunlar ilave edilebilir: Kitap çeviri ederek kendi yazmış gibi adını koyup bastırmak, aynı yazıyı iki veya daha fazla mecmuaya göndererek bastırmak, yayımlanan yazıdan öbür ad veya adları silip fotokopisini kullanarak tek adla kendi yapmış gibi göstermek.

İsveç’te heyeten kongrenin komisyon başkanı, “Bilimde yapılan nezaket dışı davranışlar milletin bşehrime olan inancını kaybetmesine sebep olur ki bu da ülke bşehrimi için bir trajedidir” demiştir Bekaroğlu, 2002, 12.

Altta bilimde etik dışı davranış cinsleri tek tek ele alınmıştır TÜBA, 2002, 37-40.

Disiplinsiz Düşüncesiz veya Özensiz Araştırma

Bunlar, yukarıyada değinilen, maksatlı olmayan bazı yanılgıların yapılmış olduğu araştırmalardır. Burada inceleyici iyi niyetli olduğu halde bilmeden kusurlar yapar. Genellikle bunlar, karşılama edilmesi mümkün olan ve bşehrime büyük hasar vermeyen olaylardır. Aslında ciddi bilim mecmualarınde editör-hakem ikilisi bu yanılgıları taşıyan yazıların yayımlanmasını en aza indirir.

Yinelenen Yayın Duplication

Yinelenen yayın, aynı bilimsel araştırmanın birden çok mecmuaya yollanarak yayımlanması olayıdır. Espritüel bir terimle salam dilimleme de salami slicing denir. Tüm araştırma yazısı doğrudan iki ayrı mecmuada yayımlanabileceği gibi, afaki yere bölünerek ve hafifçe değiştirilerek birden çok mecmuada yayınlatılabilir. Bilimsel mecmua editörleri bu sık görülen gidişattan çok şikayetçidirler ve yollanan yazınin başka yerde yayımlanmayacağına dair ‘yazılı olur’ isterler. Ayrıca, bazı bilim mecmuaları daha önce kendilerinde yayımlanmış yazıların başka mecmualarda çıkması durumunda bunu sarihçe ilan ederler. Bazı bilimsel mecmualar bu tip yazarları karar listeye alırlar.

Sahtecilik, Saptırma veya Kandırmaca Falsification

Sahtecilik bilimsel bilgileri istemli olarak değiştirme olgusudur. Burada ya doğrudan doğruya deney bilgileri üzerine bazı istatistik manipulasyonlar yapılmıştır, ya da ortaya çıkan bilgilerin en uygun olanları alınıp uygun olmayanları atılmış, böylece nezaket dışı bir yoldan bilimsel varsayımlar güçlendirilmeye çalışılmıştır. Bu gibi sahtecilik olguları muhtemelen daha sıktır; çünkü bunların ortaya çıkartılması güçtür. Bu nedenlerle ciddi bilim mecmuaları bilgilerin ve kullanılan istatistik yöntemlerin çok ayrıntılı biçimde yazılmasını isterler.

Yalancılık Fabrication

Kuru laboratuarcılık dry labbing, masa başı araştırma desk research gibi terimler de yalancılığı belirtmek için kullanılmaktadır. Burada birey, hiç araştırma yapmadığı halde veya yarım-yamalak bilgileri alarak çok uygun yöntemler kullanmış ve çok geçimli bilgiler elde etmiş gibi güya bir bilimsel yazı yazar. Bu cins yalan yayınlar çok önemli araştırma merkezlerinden de çıkabilmektedir. Daha da makûssu, bu hayal eforune sahip, çalışmadan sonuçlar uyduran şahısların bazı araştırmalarının bilimsel ve ekonomik destek aldığı  bile görülmüştür. Böylesi yazıların etkileme ve ağırlık katsayısı impact factor ve yazı yalanlama oranı yüksek olan ciddi bilimsel mecmualarda basılma oranı düşüktür. Yazıyı para karşılığı basan mecmualarda yalancılık daha sık görülebilmektedir. Daha önce laf edilen bu cins mecmuaların etkileme ve ağırlık katsayısı çok düşüktür ve çoğu SCI Bilim Atıf Dizinleri taraması içine girmemektedir.

Aşırmacılık Plagiarism

Aşırmacılık için haksız kullanma, kendi adına geçirme, intihal, yağmacılık ve korsanlık gibi terimler de kullanılmıştır. Temelde aşırmacılık başkalarına ait olan araştırma bilgilerinin, olduğu gibi, kaynak bildirilmeden ve kendi araştırma bilgileri imiş gibi yayımlanmasıdır. Hakemle değerlendirme -peer review- sisteminde hakemin, kendisine yollanan bilimsel yazıdaki yeni yöntem veya balakayı kaynak bildirmeden kullanması, haksız kullanma, kendi adına geçirme ya da uygunsuz mülk edinme -misappropriation- olarak adlandirilir. Aşırma plagiarism için daha geniş bir tanımlama da şöyle yapılabilir: Bir başkasına ait olan bir düşüncesin, buluşun, araştırma sonuçlarının veya araştırma ürünlerinin bir bölümünün ya da tümünün, hatta kitapların tümünün ya da bir bölümünün kaynak gösterilmeksizin istemli olarak kopya ya da çeviri edilip yazarın kendi imali imiş gibi gösterilmesine aşırma denir. Aşırma çalma, yağmalama anlamına kazanç. Aşırmacılık açısından bilimsel yayın ile popüler-eğitimsel yayın arasında bir ayrım yapma gereğini tartışanlar ve popüler yayınlarda yazarın daha serbest ve özgür bırakılması gerektiğini öne sürenler vardır. Ancak, bu görüş doğru değildir. Burada bilimsel buluş ve özgün araştırma bilgilerinin cemiyete kazandırılması laf konusudur. Bu nedenle de bütün tersine, bilimsel ürün üretenlere saygı gereği, çok daha dikkatli olmak zorunluluğu vardır. Öbür bir deyiş ile, aşırma popüler yayınlarda da etik dışı davranış kapsamına girer. Bir bilim insanının mesullüğü içine kendinin veya başkalarının sonuçlarını açıklarken, bunları cemiyete uygular ve uyarlarken aynı bilimsel dürüstlüğü gözetmek de girer. Burada bilimsel balaka, bilim topluluğundan çıkarılarak daha geniş bir topluluğa – cemiyete, kamuoyuna- sunulmaktadır. Dolayısıyla, cemiyete yönelik kitap ve yazılarda da öbür bilim insanlarının bilimsel ve düşünsu baskın etkinliklerinin ürünlerine aynı derecede saygı göstermek gerekir.

Aşırmaya örnekler

Altta, öncelikle orijinal çalışmadan alınan bir tümce verilmektedir. Daha sonra ise bunun nasıl aşırıldığı ve uygun bir biçimde nasıl aktarılması gerektiği örnekler ile verilmektedir Avoiding plagiarism Köklü, 2002, 93-99.

Orijinal kaynak

“Araştırma yazarken, kaynaklara iki sebeple atıfta bulunulur: balaka aldığınız kaynakları okuyucuya  tanıtmak ve kelimelerini ve fikirlerini ödünç aldığınız yazarlara kredi vermek.” Hacker, 1995, 260

Aşırılmış biçimi aynı kelimeler, tırnak içinde verilmemiş:

Araştırma yazarken, kaynaklar balaka aldığınız kaynakları okuyucuya  tanıtmak ve kelimelerini ve fikirlerini aldığınız yazarlara kredi vermek için gösterilir.

Burada öğrenci yazarın tüm kelimelerini, “  ” içinde ve kaynak göstermeden yalnızca bir tümce içinde kullanarak vermiştir.
Aşırma yanlış açıklama

Araştırma yazarken, bir çift sebepten kaynaklara atıfta bulunuruz: balaka kaynaklarımızı okuyuculara  göstermek ve ödünç aldıklarımıza kredi vermek. Hacker.

Öğrenci burada bazı sözcüklerde küçük farklılıklar yapmış ve metin içinde kaynak göstermeyi de beceriksiz yapmıştır. Kaynağa ilişkin sene ve tarih sayfası beceriksizdir.

Uygun çözüm

Bir tahlilci okuyucusuna balaka aldığı yeri bilmesini sağlamak, ve tanıtmak ve orijinal çalışmaya kredi vermek üzere kaynaklarına atıfta bulunur Hacker, 1995, 260.

Burada öğrenci yazarın fikirlerini doğru bir biçimde kendi kelimelerini kullanarak açıklamış ve kaynak göstermiştir.
Değişik bir çözüm “…” içinde kaynak göstererek

Hacker, “Araştırma yazarken, kaynaklara iki sebeple atıfta bulunulur: balaka aldığınız kaynakları okuyucuya  tanıtmak ve kelimelerini ve fikirlerini ödünç aldığınız yazarlara kredi vermek” 1995, 260.

BİLİMDE ETİK DIŞI DAVRANIŞLARININ NEDENLERİ

Bilimde etik dışı davranışın başlıca nedenleri söyle özetlenebilir TÜBA, 2002, 40-41:

Nedenlerin başında bireylere akademik safhaların başlangıcında bilimsel araştırma eğitiminin ve disiplininin verilmemesi, bilimsel araştırma etiğinin öğretilmemesi yer alır.
Yükselme ve denkleri arasında kabul görme gibi insan doğasının parçası olan ve insanlığın yaptığı atılımlarda da belirleyici bir rol oynayan duygular fazla hırs derecesine vardığında, bilimsel etiğin çiğnenmesi ihtimali artabilir. Kendilerine cemiyette, üniversite ve bilim çevrelerinde yüksek yer edinme duyguları, genç bireyleri yalancılık, yinelenen yayın, sahtecilik veya aşırmacılık gibi etik dışı davranışlara götürebilir. Üne kavuşma ve onu koruma duyguları bilimsel araştırmalarda deneyimli ve alanında nispeten yer edinmiş bireyleri bile etik dışı davranışlara götürebilir. Ancak bu cins sapkınlıklar özellikle, bir önceki maddede dile getirildiği gibi, bilim kültürünün ve araştırma etiği normlarının yeterince yerleşmediği, ayrıca nezaket değerlerinin aşınmaya surat yakaladığı cemiyet ve etraflarda ve de kişilik bozukluklarının yalancılık, psikopatik kişilik yapısı, vb. hazırladığı zeminde büyüme olanağı  bulur.
Üçüncü neden, fazla sayıda yayın yapılması ile bilimde saygınlığın her zaman çoğalacağı yanılgısıdır ve aynı çalışmanın küçük farklılıklarla yinelenerek değişik mecmualarda yayımlanmasına yinelenen yayın neden olabilir. Günümüzde, bilimsel yayınların sayısı genelde başarı kriteri gibi değerlendiriliyorsa da, bilimsel niteliğin nicelikten çok daha önemli olduğunun bilinmesi gerekir.
Parasal destek alan müesseseler ve burada çalışan bilim insanlarının aldıkları parasal destekler ile süratle yayın yapmağa zorlanmaları bir öbür nedendir. Elde edilen burs, proje veya sanayi desteğini yitirmemek için de bilimde etik dışı yanılgılı bir davranışa sığınılabilir.

Bilimsel Araştırma Yapma İlkeleri

Burg ve Goll’un 1989 belirttiği gibi profesyonel bir dernek olarak APA 1981’de araştırma yapma ile alakalı 10 ilke yayınlamıştır. Bunlar şöyledir Akt. Balcı, 2002, 296-297:

1. Bir çalışmayı planlamada tahlilcinın, araştırmasının etiksel kabulünü dikkatlice değerlendirme mesullüğü vardır.
2. Planlı bir çalışmada bir katılımcının tehlikeye, ya da en az tehlikeye konu olup olmayacağının tanınmış standartlara göre düşünülmesi, tahlilcinın temel etiksel alakasıdır. 
3. Tahlilci, araştırmasında her zaman etiksel uygulamayı güvenceye alma mesullüğünu üzerinde taşır. 
4. Minimum seviyede tehlikeye neden olan araştırmalar hariç, tahlilci katılanlarla, araştırmaya katılanları öncesinde sarih ve adaletli bir anlaşma yapar. Bu anlaşma katılanların ve tahlilcinın zorunluluk ve sorumluluklarını sarihçe göstermelidir.
5. Bir araştırmanın yöntemsu baskın gerekleri kandırma aldatmayı gerektirebilir. Böyle bir araştırma yapmadan önce tahlilcinın,
a. böyle bir tekniğin kullanılmasının araştırmanın muhtemel bilimsel, eğitimsel ve uygulamalı kıymeti tarafından haklı görülüp görülemeyeceğine karar verme,
b. aldatmayı gerektirmeyen alternatif prosedürlerin mümkün olup olmadığına karar verme,
c. katılanlara olabildiğince kısa müddette yeterli açıklama yapmayı güvenceye alma, mesullüğü vardır.
6. Tahlilci, bireyin araştırmaya katılmak ya da herhangi bir zamanda katılmaktan bırakma özgürlüğüne saygı gösterir.
7. Tahlilci, katılanları fiziksel ve zihinsu baskın rahatsızlık, hasar ve risklerden korur. Böylesi rahatsızlık, hasar ve riskler araştırma prosedürlerinden doğabilir.
8. Bilgiler toplandıktan sonra tahlilci katılanlara araştırmanın doğası konusunda balaka sunar ve doğabilecek yanlış kavramlaştırmaları yok etmeye çaba gösterir.
9. Araştırma prosedürleri katılanlar için istenmeyen sonuçlar doğurursa, tahlilcinın bunları keşfetme ve yok etme , ya da bu sonuçları düzenleme mesullüğü vardır.
10. Bir araştırma sırasında bir katılımcı ile alakalı elde edilen balaka, önceden kabul edilmiş olmadıkça gizlidir.

Eğitim Araştırmalarında Etik Kusurlar

Cook’a 1976 göre araştırmalarda etik kusurlar, pek tabiidir ki araştırmanın etik kaidelerina uymamakla yapılırlar. Bu çerçevede eğitim araştırmalarında yapılan etik yanılgıları şöyle sıralayabiliriz Akt. Balcı,2001, 300-301:

İnsanları, balaka ve onayları olmaksızın araştırmaya katma,
İnsanları araştırmaya katılmaya zorlama,
Araştırmanın hakikat niteliğini katılanlardan gizleme,
Katılanları kandırma,
Araştırmaya katılanların benlik saygılarını küçültücü eylemlerde bulunmalarına neden olma,
Self determinasyon haklarını çiğneme: Davranış kontrolü ve şahsiyet başkalaşımı üzerinde araştırma gibi,
Katılanları fiziksel ya da zihinsu baskın strese sokma, 
Katılanların özel yaşamlarını ihlal etme,
Kontrol gruplarına katılanlardan faydaları esirgeme,
Araştırmaya katılanlara adaletli davranış, alaka ve saygı göstermede başarısızlık.

Öneriler

Türkiye’de etik dışı olayların gitgide artmasına rağmen ne yazık ki hiçbir ciddi çalışma yapılmamaktadır. Üniversitelerde “Bilimde Etik Dışı Davranışları” başlıklı konferansları verilmekten çekinmektedir Bekaroğlu, 2002, 13.

Bu cins davranışları engelleme konusunda bazı fikirler belirginleşmiştir TÜBA,2002, 61-62:

Bilimde araştırma eğitimine ve öğretime önem vermek gerekir. Genç bilim insanı adaylarına araştırmanın nasıl yapılacağını öğretip, onlara danışmanlık hizmeti verilmelidir. Bilimsel araştırma danışma merkezleri kurulmalıdır. Bu müesseselerde rasgele bireyler değil, hakikatten bilimsel deneyimi olan dürüst, saygın bilim insanları bulunmalıdır.
Araştırmada çok deneyim kazanılsa bile, etik kaidelere her zaman önem verilmelidir. Deneylere ait tüm belgeler ve bilgiler en az beş sene el altında bulundurulacak biçimde arşivlenmelidir.
Genç analistler denetimi daha kolay ve daha basit olan araştırma projeleri ile işe başlamalı, böyle yönlendirilmelidir.
Yayın sayısı ile birlikte yayın niteliğinin örneğin atıf sayılarının de önemli olduğu vurgulanmalıdır. Doğa ve sağlık bilimlerinde örneğin, arşiv taraması niteliği taşıyan yazılar değil de tasarım ve varsayımı olan yazılar teşvik edilmelidir. Beynelmilel yayınlar gözden geçirilirken yayının beynelmilel etkinlik ve ağırlık katsayısı yüksek mecmualarda basılıp basılmadığına dikkat edilmelidir.
Analistlerin üzerindeki mali ve yönetimsel baskıların kaldırılması hedeflenmelidir. Kendilerine iyi araştırma olanakları sunulmalıdır.  
Başta Türkiye Bilimler Yüksekokulu olmak üzere, bilimsel yayınların ve bilimsel araştırmayı tenkit eten yayınlar dahil olmak üzere  sıkı bir denetimden geçirilmelidir.
Genel olarak günlük hayatta uyulması gereken etik kaidelerin yanında, her işin kendi özelliklerinden kaynaklanan kaidelerin belirlenmesi gerekmektedir. Bu konudaki yaradılışlara en çok tıp alanında rastlanmaktadır. Ancak öbür işlere de yayılmalıdır. 
Bilimsel araştırmaların sayısı değil niteliği yükseltilmelidir.
Etik kaidelere ve yaptırımlara yönetmenliklerde geniş bir yer ayrılmalıdır.

Hazırlayanlar

Oksana MANOLOVA
Arslan BAYRAM
Kürşat YAYLA
Serdar ÜNALDI

KAYNAKÇA

Aksan,D., Berker, N., Ertekin, C., Erzan, A., Güriz, A., Öztürk, O., Tolun, A. ve Ülkü, D. 2002. Bilimsel Araştırmada Etik veSorunları. 1, Ankara: TÜBİTAK Matbaası.
Balcı, A. 2001. Sosyal Bilimlerde Araştırma: Yöntem, teknik ve ilkeler. Üçüncü baskı. Ankara: Pegem A Yayınevi .
Bekaroğlu, Ö. 2002, Şubat Dünya’da ve Türkiye’de Bilimsel Sahtekarlık. Ankara: Günce, 22, TÜBİTAK Matbaası.
Köklü, N. 2002. Türkiye’de Psikoloji Uygulama, Araştırma ve Yayınlarda Etik İlkeler, Münakaşa VIII:Aşırmayı Önlemek. Ankara: Türk Psikoloji Mecmuası, 1749.