Son Haberler

Ateizm Nedir? (Ateizm’in Tarihi ve Çeşitleri)

-
Eylül 6, 2022
Ateizm Nedir? (Ateizm’in Tarihi ve Çeşitleri)

Ateizm Nedir? Ateizm'in Tarihi ve Çeşitleri

2016’da National Geographics’in yayımladığı çalışmaya göre, dünyada yaradan inancı giderek zayıflıyor, ateist ve agnostiklerin rakamı ise çoğalıyor. İngiliz Dailymail gazetesinin haberine göre ise dünyadaki ateist rakamı 1.5 milyar ortamında. Bu haliyle ateistler, Hıristiyanlıktan sonra en sihirk topluluk kabul ediliyor. En çok ateistin yaşadığı ülke yüzde 49 ile Çin. Onu Japonya, Çek Cumhuriyeti, Fransa, Avustralya ve İzlanda takip ediyor. KONDA’nın 2015 seneyi araştırmasına göre Türkiye’de ateistlerin popülasyona oranı yüzde 2.9. Hatta bu oran senelere göre yükseliyor. Peki, ateizm nedir, neyi korunur?

Ateizm Nedir?

Ateizm yaradan fikrine, yaradanlara, dinlere, ruhsal varlıklara ve metafizik inançlara inanmayı yalanlayan bir düşünce akımıdır. Bu akım mutlak bir yaradana inanan Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslamiyet gibi semavi dinlerin yanı gizeme tüm dinleri, misalin Afrika dinlerini, Hinduizm, Şamanizm veya Budizmi de yalanlar. Çünkü ateistler, ilahi bir eforun evreni yoktan var ettiği ve tüm yaratıkların üzerinde mutlak teftişi olduğu fikrini kabul etmezler. Onlara göre dinlerin varlığı, tanımı gibi dinle alakalı meseleler de ateizmin müzakere konusu değildir. Çünkü din ile alakalı her şey onlar için metafizik demektir. Ateistler yaygın şekilde yaradan tanımaz veya yaradanı inkâr eden kişi olarak adlandırılmayı kabul etmezler. Çünkü onlar için yaradan yoktur ve olmayan bir yaradanın inkâr edilmesi yanlış bir ifadedir.

Ateizm, yaradan inancını ve yaradan fikriye sabreden teist fikri kabul etmemektir. Ama yaradanın var olmadığına inanmak değildir. Bunun yerine yaradanın var olduğuna inanmamak şeklinde özetlenebilir. Buradaki ayrım ateizm bir inanç olmadığı için ehemmiyetlidir. Ayrıca ateizm, yaradanın var olmadığını kabideleme yükümlülüğünde de değildir. Çünkü zati ateistlere göre yaradan kavramları, dinlere, cemiyetlere hatta kişilere göre çok değişkendir.

Ateizm kelimesi Eski Yunancadaki yaradan anlamına gelen theos kelimesinden türemiştir. “A” negatiflik ön eki ile atheos kelimesine dönüşmüştür. Kavram yaradanın var olmadığını anlatır. Bu açıdan Türkçedeki ateizm kelimesi yaradansız veya yaradanı olmayan şeklinde ifade edildiğinde, kelimenin orijinal anlamını vermez.

Ateist kelimeyi özellikle 16. asırdan itibaren daha çok hakaret, küfür gibi kullanılmış, bugünkü anlamına yavaş yavaş kavuşmuştur. Evvel 18. asırda Avrupa’da semavi dinlere inanmamayı, 20. yüzyılda ise yaradana inanmamayı ifade etmiştir.

Neden Ateist Olunur?

Elbette ateist olmak için pek çok neden bulunabilir. Ateistler genellikle yaradan ve dinler konusuna meraklı, bu konuları inceleyip bir süzgeçten geçiren materyalist kişilerin ateist olduklarını korunurlar. Peki, onlara göre yaradan kavramıyla hiç karşılaşmayanlar ateist kabul edilir mi? Ateistler bu suale kuramk açıdan ikircikli yaklaşırlar. Çünkü sualin cevabı ateizmin tanımına göre evet olsa dahi bazı ateistlere göre ateizm bir yalanlama barındırmalıdır.

Ateistler Yaradan Fikrine Nasıl Karşı Çıkar?

Yaradanın varlığını kabidelemek için teistler tarafından ortaya atılan iddialardan birincisi şehirk neden fikridir. Buna göre yaradan şehirk neden olduğu için yaradandır ve yaradanın şehirk sebebi düşünülemez. Oysa ateizm şehirk neden fikrinin yaradana uygulanmamasına karşı çıkar. Yeniden yaradanın varlığını kabidelemek için ortaya konulan evrenin kendi içinde kumpaslı ve geçimli olduğu fikrini de ateistler yalanlarlar.

Yaradanın yokluğunda ahlak veya adalet olmayacağı fikri de ateistlere göre yanlıştır. Hatta bu düşünce yaradanın varlığına kabide olmaktan çok uzaktır. Yeniden bakilik fikrini de ateistler meseleli bulurlar. Çünkü onlara göre insanın bakilik görüşü kavrayamaması ile ebediliği kavrayabilen bir varlık arasında sebepsel bir ilişki yoktur ve bu düşünce yaradanın varlığını kabidelemez.

Ateizmin Tarihçesi

Felsefi açıdan bakıldığında ateizm materyalizmin ortaya çıkışına dek uzanır. Misalin Antik Çağ’da Yunan maddeciliğinin önde gelen adları Anaksimandros, Anaksogoras, Demokritos ve Epikuros ateizmin en eski temsilcilerinden kabul edilir. Çünkü bu feylesoflar evreni mistik kavramlar olmadan, maddeci usullerle açıklamayı sınamışlardır.

Ortaçağ’a gelindiğinde yarıyılın din ve kilise egemen bakış açısıyla ivme kaybeden Ateizm, Rönesans, Reform ve Fransız Devrimi gibi Avrupa tarihine damgasını vuran büyümelerden sonra yine dirilmiş, bu yarıyılda Hıristiyanlık denetlenmeye başlanmıştır.

Özellikle 18. yüzyılda Aydınlanma Çağı’nda ateizm hamleye kalkarken bunda Baron d’Holbach ve Denis Diderot gibi düşünürlerin rolü sihirktür. Alman kökenli Fransız feylesof Baron d’Holbach yaradanı, ruhlar ve doğuştan gelen fikirleri yalanlamıştır. Dinlerin akla aykırı olduğunu ve politik baskılara zemin hazırladığını korunmuştur. Diderot ise evvel deizmden kuşkuculuğa, ardından Hıristiyanlığı zengin kiliseler kontrolünde bir sanayi olarak gördüğü için ateizme yönelmiştir.

Ateizm 19-20. Asırda, yaradansal olguları yalanlayan Ludwig Feuerbach, Arthur Schopenhauer, Karl Marks ve Friedrich Engels gibi diyalektik maddeci feylesoflar ile en parlak dönemini ulaşmıştır. Engels ve Marks sayesinde politik alanda kendine yer bulan ateizm, 1966’da Time mecmuasının “Yaradan Öldü mü?” suali ile popüler kültürde tartışılmıştır. Hatta o yarıyılda dünyanın neredeyse yarısının “dinsiz” bir idare altında bulunduğu ortaya konmuştur.

Ateizmin Çeşitleri

Ateizm kendi içinde olumsuz ateizm ve pozitif ateizm olmak üzere ikiye dağılır. Bu sınıflandırmada George H. Smith, Anthony Flew ve Michael Martin gibi adların katkısı ehemmiyetlidir. İki sınıflandırma da aralarındaki nüanslara karşın, nedeni ne olursa olsun yaradana olan inançsızlık ortaktır.

Olumsuz ateizm değişik ismiyle cılız ateizm, yaradanın varlığının ilkede olasılık dahilinde olduğunu kabul edebilir ama yaradanın varlığına dair hiçbir gerekçe bulunmadığı için yaradanı yalanlar. Olumsuz ateizm rastgele bir iddia barındırmaz, yalnızca yalanlar. Olumsuz ateistler varlığı kanıtlanmadıkça yaradan kavramını kabul etmezler.

Pozitif ateizm, değişik ismiyle güçlü ateizm ise yaradanın varlığını muhtelif nedenlerle olasılık dahilinde görmez. Onlar için yaradan kavramı çelişkiler taşıyor olabilir, absürt olabilir. Pozitif ateistler yaradan kavramını hem yalanlarlar hem de yaradanın olmadığını iddia ederler. Onlar için yaradanın var olması olasılık dahilinde değildir.

Bu ayrımın dışında ateizm için pratik ve kuramk ateizm ayrımında da bahsedilebilir. Pratik ateistler daha çok yaradan fikrini yalanlamakten ziyade yaradan fikriye karşı dikkatsizdirler. Onlara göre yaradan ehemmiyetsiz ve gereksizdir. Kuramk ateizm ise konu hakkında kendine felsefi dayanaklar bulur ve teizmin karşısına net olarak ontolojik, epistemolojik, psikolojik, sosyolojik, ekonomik ve mantıksal tezler koyabilir. Kuramk ateizmin epistemolojik ve ontolojik tezlerine göre insanlar yaradanın varlığını bilemezler. Bu açıdan bu tezler agnostisizme yaklaşır. Metafiziksel ateizm, fizik ötesi varlıkları tümden yalanlarken mantıksal tezler sunan ateistler yaradana atfedilen mükemmellik, adaletlik, her şeye kadir olma, her şeyi öğrenme gibi özellikler açısından da teizme karşı çıkarlar.  

Yeniden mantıksal akıl yürütmelerle Yaradan’nın varlığını kabidelemeye çalışanlara karşı ateistlerin argümanı şudur: “Düşünüyorum o halde varım” diyen ve yaradanı düşünüyorsak demek ki yaradan da vardır fikrini korunan Descartes’a karşı ateistler pek çok kurgusal kahramanı örnek gösterirler. Çünkü onlar için bu akıl yürütme usulüne göre misalin kanatlı at pegasus veya Noel Baba da aklımızda canlandırılabildiği için var olmalıdır.

İyi ve kötüyü ayırt edebilmek için Yaradan inancının gerekli olduğu iddiası ise ateistler tarafında şöyle atlatılır: Cemiyette ahlaki ilkelerin şehirle de din kökenli olması fikri bir önyargıdır. Oysa doğru ve yanlışı ayırt ederken dinsel fikirlerden başka paradigmalarla beslenen tüm ahlak felsefeleri ateisttir. Başka Bir Deyişle modern ve bilimsel ahlak şehirkeleri elbette ateistlerce korunulabilir.

Bunların dışında yaradanı yalanlayanların sunduğu sosyolojik, psikolojik ve ekonomik tezler de mevcuttur. Misalin Ludwig Feuerbach ve Sigmund Freud gibi adlar yaradanın insanlar tarafından duygusal ve düşünsel lüzumlardan dolayı yaratıldığını iddia ederler. Bu adlardan esinlenen Karl Marks ve Friedrich Engels, konuyu politik alana taşıyarak yaradanın egemen sınıfların halkı ezmek için kullandığı bir vasıtaya dönüştüğünü belirtmişlerdir. Mikhail Bakunin ise yaradan kavramının insanlardaki adalet isteğini yok ettiğini korunmuştur.

Ateizmin Deizm, Teizm, Panteizm, Panenteizm ve Agnostisizm İle İlişkisi Nasıldır?

Ateizm yaratıcı ve müdahaleci bir yaradanı kabul eden teizmin elbette k karşısındadır. Tanrı ama müdahale etmeyen bir yaradanı korunan deizm ile de ortaklaşamaz. Çünkü deistler dinleri ilahi değil insan yapısı kabul etseler de, bir yaradan fikrine inanırlar. Dinlerdeki kişi yaradan fikrinden uzaklaşan ve yaradanı evrenin tümü olarak göre panteizm ile yaradanın evren ve ötesi olduğunu hatta var olan her şeyde olduğunu kabul eden panenteizm de ateizm fikrinden uzaktır. Yaradanı ve dinleri irdeleyen bu kavramlar arasında ateizme en çok yaklaşan fikir agnostisizm kabul edilir. Yeniden de agnostikler yaradanın varlığına ve yokluğuna dair kesin iddialarda bulunmadıkları için ateizmden bölerler. Yalnızca iki kavramın alt cinsleri benzeşir; yaradana inanmamayı seçen ateist agnostikler ile olumsuz ateistler yaradanla alakalı bakış açılarında birbirlerine yaklaşırlar.