Son Haberler

Astronomi Nedir?

-
Eylül 1, 2022
Astronomi Nedir?

Astronomi Nedir?

Astronomi en basit tanımıyla gök bilimidir. Gök cisimlerinin orijinlerini, gelişimlerini ve kimyasal özelliklerini açıklamayı emeller. İnsanoğlu tarihin başlangıcından bu yana cihanı anlamlandırma lüzumu hissetmiştir. Astronomi de bu bağlamda en eski bilim dallarından biri sayılır.

Astronominin günlük hayattaki faydaları çoğu zaman göz arkasını edilse de, bugün basit görünen bir hayli kozmik olay veya meteorolojik farklılık geçmişte astronomi sayesinde anlam kazanmıştır. Astronomlar sayesinde yapılan keşifler, tıp ve bağlantı teknolojileri de dahil olmak üzere bir hayli alanda ehemmiyetli ilerlemelerin önünü açmıştır. Çünkü astronomi, yıldız ve gezegenlerin semandaki konumlarını ölçmekten ibaret değildir. Peki astronomi nedir, ne işe bereket? Yevmiye hayatta ne faydası vardır?

Astronomi Bilimi Ne İle İlgilenir?

İsmini Yunanca yıldız anlamına gelen ‘aster’ ile ‘yasa’ anlamına gelen ‘nomos’ sözcüklerinden alan ‘astronomi’, ‘yıldızların yasası’ anlamına kazanç. Astronomi en geniş anlamıyla Dünya’nın atmosferinin dışında alana gelen her şeyi inceler. Düzeyin orijinini ve gelişimini açıklama etmeyi emeller.

Yörüngesel cisimler, atmosferin dışındaki yıldızlar, gezegenler, kuyruklu yıldızlar, kutup ışıkları, galaksiler ve kozmik mikrodalga arka tasarı ışıması gibi olgular astronomi biliminin gözlem alanı dahilindedir. Aynı biçimde, cihandaki her çeşit maddenin dağılımı, hareketi, kimyasal bileşimi, evrimi, fiziksel özellikleri ve birbirleriyle etkileşimleri de yeniden astrolojinin araştırdığı olgulardır.

Astronomlar bu çalışmalarıyla, tarih süresince her uygarlığın kafasını kurcalayan ‘Yaşam nasıl başladı?’, ‘Değişik gezegenlerde yaşam var mı?’ veya ‘Büyük patlama nasıl alana geldi?’ gibi çok sayıda felsefi ve varoluşsal soruya cevap üretebilmiştir.

Astronominin Tarihçesi

İlk Çağlar: Gökbilimi, en eski çağlardan bu yana insanlığın üzerinde kafa yorduğu bir alandır. İlk atalarımızdan bu yana, insanoğlu kendisini kâinatta ve zamanda konumlandırmak için semandaki objeleri referans almıştır. Tarih evvelsi insanlar, avlanma ve toplama faaliyetleri için ekinokslar, mevsimler ve günlerin uzunluğu arasındaki ilişkiyi araştırmıştır. İlk çiftçiler, mahsulleri ne zaman takım ne zaman hasat edeceklerine yıldızların konumunu gözlemleyerek karar vermiştir. Aynı biçimde ilk denizciler de okyanuslara yıldızların konumunu araştırarak açılabilmiştir.

Antik Yarıyıl: Antik yarıyılda, astronomların ana alaka alanı astrometriye, başka bir deyişle yıldızlar ve gezegenlerin konumlarını ölçmeye odaklanmıştı. Işık ve hava lekeliliğinin olmaması sayesinde gözlemler üryan gözle yapılabiliyordu.

Sıradan millet de astronomiye bir miktarda meraklıydı; semandaki cisimlerin yeryüzünde yaşanan olayları etkilediği düşünülüyordu. Bu cins gözlemlere dayanarak gelecekteki olayları öngörmeyi amaçlayan astroloji de bu yarıyıllarda bir hayli uygarlıkta astronominin bir parçası sayılıyordu.

Bu yarıyılda Çin, Hint, Sümer, Kalde, Mısır, Toltek, Zapotek ve Maya medenilikleri astronomide ilerleme kat etmişti. Hinduizm’in kutsal metinleri Vedalar’ın bir kısmı olan Rigveda’da, 27 ekipyıldızdan ve 13 bölümlü zodyaktan bahsedilir. Mayalar teleskop olmamasına karşın Venüs’şan aşamaları ile ve yakalanmalarını gözlemleyebilmişti. Antik Yunan’da ise astronomlar yıldızları kadir derecelerine göre sınıflandırmaya çalışmıştı.

Orta Çağ: Bu yarıyılda, çağdaş astronominin temelleri İslam alimleri sayesinde sağlamlaşmıştır. Ekliptiğin eğikliğinin hesaplanmasını sağlayan Ferganî 805–880, ‘Yıldızlardaki Kanun’ isimli 40 kısımdan oluşan bir kitap yazan Kindî 801–873, Güneş senesini 365 gün, 5 saat, 46 dakika ve 24 saniye olarak ölçen Battani 855–923, Andromeda Galaksisi’ni ilk kez M.S. 964 senesinde bir nebula bulutsuolarak gözlemleyen İranlı astronom Abdurrahman el-Sufi ve takvimi geliştiren Ömer Hayyam 1048–1131 bu alimlerden sadece kimileridir. İslam âlimlerinin keşif ve sorgulamaları, bugün astronomi biliminde bir hayli sorunun cevaplanmış olmasını sağlamıştır.

Rönesans Yarıyılı: Rönesans sırasında, matematik bilimindeki ilerlemeler ve mercekli teleskop gibi yeni gözlem taşıtlarının buluş edilmesiyle, çağdaş astronominin temelleri yükselmeye başladı. Güneş merkezli güneş sistemi modeli Kopernik tarafından ortaya atıldı, Galileo ve Kepler tarafından ilerletildi ve düzenlendi.

Newton’ın yerçekimi konusunda başlattığı araştırmalar, gök mekaniği dalının ortaya çıkmasını sağladı. Gök mekaniği, astronomik objelerin hareketlerinin tarihte ilk kere matematiksel olarak hesaplanıp öngörülebilmesini sağlayacaktı. Başka Bir Deyişle bu sayede, gezegenlerin hareketleri açıklama edilebildi. Bu büyümelerin sonucunda artık astronominin iki dalı vardı: Astrometri ile gök mekaniği. Astronomlar bu yarıyılda astroloji ile yollarını da tamamen ayırdı.

19’uncu Asır ve Sonrası: 1800’lü senelerden itibaren değişik bilim dallarındaki büyümelerin de katkılarıyla, astronomi bilimi düzeyin sırlarını bir bir açıklama edebilmeye başladı. Elektromanyetik tayfın spektrum keşfedilmesi ve atom araştırmalarındaki ilerlemeler, bugün astronominin en ehemmiyetli dalı sayılan astrofizik bilimini ortaya çıkardı. Bu büyümeler sayesinde yıldızların özellikleri, düzeyin genişlemesi veya galaksiler gibi kavram ve olgular anlaşılır ve açıklanabilir hale geldi.  

Astronominin Dalları

Biyoloji, fizik, kimya, matematik, jeoloji ve bilgisayar bilimi ile iç içe geçen astronomi bugün çok sayıda dala ayrılmaktadır. Bunlardan kimileri ‘klasik’ anlamıyla gök cisimlerini analize odaklanırken, kimileri de tıp ve teknoloji alanında bir hayli ehemmiyetli keşif ve ilerlemenin önünü açmıştır.

Bu dallardan kimileri şöyledir: Arkeoastronomi‎, astrobiyoloji‎, astrofizik‎, astrojeoloji‎, astrokimya‎, ekstragalaktik astronomi‎, galaktik astronomi‎, gezegen bilimi‎, gök mekaniği‎, gök ölçümü‎, gözlemsel astronomi‎, radyo astronomi‎, X-ışını gökbilimi‎ ve yıldız gökbilimi‎.

Astronomide Kullanılan Temel Taşıtlar

Çağdaş astronomide, gökbilimciler bilgileri çok muhtelif taşıtlar kullanarak toplar ve kaydeder. Bunlar gözlem taşıtları ile takviyeci teçhizatlar olarak sınıflandırılır ve bilgiyi doğru olarak inceleme etmek için senkronize şekilde çalışır.

Gözlem taşıtlarının iki ana görevi vardır: Semandaki cisimlerin bütün apsislerini tanımlamak ve saldıkları radyasyonu toplamak. Dürbün, teleskop, ışıkölçer ışık ölçer, spektrometre tayf ölçer ve radyo teleskoplar en sık kullanılan gözlem taşıtlarıdır. Çağdaş teknoloji ile geliştirilmiş teleskoplar ışık ve değişik cins elektromanyetik radyasyon hakkında bilgi toplar. Filtreler, spektrometreler ve ışıkölçerler ise görüntüleri insan gözünün algılayabileceği hale getirir.

Takviyeci taşıtlar ise gözlem taşıtlarının topladığı tüm bilgileri kaydeder ve inceleme eder. Yıldızların parlaklığını saptamak veya tayflarını doğru olarak kaydetmek bu taşıtların ana görevleri arasındadır. X-ışını dedektörleri, kırınım ağları veya radyo müşterileri bu taşıtlar arasında sayılabilir.

Ay veya yapay uydular da astronomik gözlemler için kullanılır.

Astronominin İnsanlara Faydaları

Çağdaş cemiyet astronominin ehemmiyetini genellikle göz arkasını eder. Oysa zaman kavramı, bağlantı ve seyahat asırlar evvel astronomi sayesinde muhtemel olmuştur. Çağdaş dünyada ise bir hayli ilerleme astronomi sayesinde sağlanmıştır. İşte, astronominin uygarlığa ve çağdaş insana faydalarından kimileri:

Zaman: Geçmişte insanlar ‘zamanı söylemek’ için Kutup Yıldızı ve Büyük Ayı’dan faydalanıyordu. Çağdaş saatlerin buluşundan evvel zaman bir hayli cemiyette Güneş saati ile ölçülüyordu. Aynı zamanda, günümüzde kullandığımız zaman kavramlarının hepsi gökbilimcilerin keşif ve hesaplarına dayanır. Sene, Dünya’nın Güneş çevresinde dönmesi için gereken zamana göre hesaplanır; aylar Ay’ın döngülerine dayanır, bir gün de Dünya’nın Güneş’i referans alarak kendi çevresinde döndüğü süredir.

Bağlantı: Hem radyo teknolojisi hem de sinyal teknolojileri, Dünya ile Ay’ın gözlemlenmesi sonucu elde edilen bilgiler sayesinde geliştirilmiştir. İnternet ve GPS teknolojisi de bu temelin ilerletilmesi sonucu ortaya çıkarılmıştır.

Denizcilik ve Doğrultu Bulma: Geleneksel pusulaların geliştirilmesinden evvel, yolunuzu ekip yıldızlara bakarak da bulabilirdiniz. Güney Haçı, Büyük Ayı ve Cassiopeia Kraliçe ekipyıldızı, Koltuk ekipyıldızı asırlar boyu bu emel için kullanıldı. Güneş, Ay ve gezegenler de doğrultu bulmaya takviyeci olabilir. Semandaki cisimler ve ufuk çizgisi arasındaki açılar üzerinden bütün olarak nerede bulunduğunuzu hesaplayabilirsiniz.

Dünya’nın Korunması: Kuyruklu yıldızlar, asteroitler ve meteoritler Dünya’nın atmosferine girdiklerinde yanarak risk kapsamayacak hale kazançlar. Bir çarpışma riski çok azdır ancak kuramda bir olasılık olarak gözardı edilmez. Astronomlar, bu mevzuda önleyici adımlar atabilir.

Tıp: Hekimler ile astronomi tekniklerinin yolu son senelerde giderek daha fazla kesişiyor. Uzaktaki ‘az ve güç görünen’ cisimleri daha iyi görmeye asırlarını vermiş bir bilim dalı olarak, astronomi bugün tıp alanındaki görüntüleme tekniklerinin geliştirilmesine ve bir hayli hastalığın erken teşhis edilebilmesine ehemmiyetli katkılar sağlıyor. Nobel mükâfatlı radyo astronomu Martin Ryle’ın geliştirdiği teknik, bugün hemen hepimizin sürükletmek zorunda kalmış olabileceği CT, MR ve PET görüntülemelerinin temelini oluşturuyor.

Acemi Astronomi

Astronomi, acemilerin en çok katkı yapabileceği bilim dallarından da biri. Acemi gökbilimciler yaptıkları gözlemler, hesaplar ve sürükledikleri resimlerle çok sayıda yıldızın tanımlanmasına ve teleskopların geliştirilmesine katkıda bulunmuşlardır.