Son Haberler

Aruz Nedir?

-
Eylül 6, 2022
Aruz Nedir?

Aruz bir şiir miktarıdır.   Hecelerin ses özelliklerine göre düzenlenir. Şiire ritim kazandırma emelini taşır ve Arap kaynaklıdır.  Doğu uygarlıkların hemen hemen hepsinde kesinlikle kullanılmış, İslamî çerçevede oldukça geniş bir havuzu kaplamaktadır.

Bu genel tanımlardan sonra aruz veznine, aruz vezninin Arap edebiyatında ne ifade ettiğine, aruz vezninin bize nasıl geldiğine daha yakından bakalım.

Türk edebiyatında kullanılan vezinler

Türk edebiyatı üç vezin görmüştür: Hece vezni, Aruz vezni ve Serbest vezin. Bu miktarlardan

·         Hece miktarı öz be öz bizimdir ve harflerin rakamına başka bir deyişle niceliğine göre düzenlenir; Ulus edebiyatında kullanılmıştır. İslamiyet’deri evvel zirve noktasına ulaşmıştır.

Aruz miktarı ise Arap edebiyatından gelmiştir bize. Osmanlı edebiyatında kullanılmıştır ve hecelerin kalitesine göre düzenlenir. Arap hece sisteminden ayrı düşünülemeyen bu miktar bizde uzun bir vakit varlığını sürdürmüştür.
Serbest vezin ise Batı edebiyatının bize kazandırdığı bir miktardır. Değişik iki miktarın aksine kriter olarak kritersizliği ele alır. Bugün edebiyatımızda hala varlığını gözetmektedir. Bunun yanı gizeme Ulus edebiyatında da hala hece miktarı kullanılmaktadır. Bugün varlığını gözetmeyen tek vezin aruz veznidir.

Aruz miktarı sisteminde neler var?

Hece miktarı en basit ve net biçimde şiirdeki tüm dörtlükteki seslerin rakamının aynı olması demektir. Başka Bir Deyişle şiirdeki hecelerin niceliklerine göre değerlendirilir. Bir dize de 11 – 12 – 1 4 – 15 – 17 hecelerinden birisi varsa değişik dörtlüklerdeki hece rakamı da bir olmalıdır. Adlandırma da bu biçimde belirlenir zati; 11’li, 14’lü, 15’li vs.

Hece miktarı Türkçenin ses sistemine uygundur zira Türkçe sesli harfleri ile  telaffuz edilen bir dildir. Kendi hece sisteminde de bir suskun bir sesli ile yan yana gelerek bir hece sistemi oluşturur. Bu bakımdan da hece vezni, öz be öz Türkçeye ait bir vezindir.

Aruz sistemi ise Arap kaynaklıdır. Arapların ses ve hece sistemine uygun olarak dizayn edilmiştir. Hece miktarında hecelerin rakamları ehemmiyetliyken bu vezinde seslerin özellikleri ehemmiyetlidir.

Aruz miktarını anlamak için Arapçanın hece sistemini biraz bilmek ve Türkçeden farkını algı etmek gerekir.

Arapça sesli harflere direnen bir dil değildir.
Arapçadaki ünlü seslerde Türkçenin aksine uzunluk – kısalık kaideyi vardır. Arapçada uzun ünlüler yazıya geçirilir, kısa ünlüler yazılmaz. Aruz vezni de bu sisteme sabreder zati.
Arap hece sisteminde gerçek olan sedasızlar başka bir deyişle namsızlardır. Bu sedasızlar da ya harekeli ya da harekesizdir. Hareke, namsızın nasıl okunacağını gösteren dolayısıyla bir nevi ünlü harf yerine geçen özel işaretlerdir. Bizim uzun ünlü dediğimiz Arap dilcilerin ise “hastalıklı harf” dedikleri â, û, î; bir hareke ile bir harekesiz şöhretsizden birleşen bir sestir. Anlatılanlardan yola çıkarak bir beyti  – Arap şiir sisteminde temel olan iki mısraya sığdırılan anlamdır ve bu iki mısraya beyit denir –  oluşturan harfler arasında harekeli ve harekesiz sözcükler vardır. İşte bu harflerden ikisinin birleşmesine “sebeb”; üçünün birleşmesine “veted” denir. Bunlar da kendi aralarında ikiye bölünce bugün bildiğimiz aruz vezni hece sistemi oluşur.

Aruz miktarında dört çeşit temel hece yapısı görülür…

Aruz miktarında yukarıyada bahsettiğimiz sisteme göre dört basit hece yapısı türetilmiştir. Bu hece yapısı da direk edebiyatımıza alınmıştır:

Kapalı Hece : Sonu  namsız ile biten ya da uzun ünlü ile biten heceler kapalıdır. Şiirde “ – “ ile gösterilir. Ben, sen, kar, al gibi…
Sarih Hece : Sonu sesli bir harfle biten hece sarih hecedir. Genelde nokta “.” ile gösterilir. Ters bir yay ile “   “  gösterenler de vardır. Sa- ça, te-pe, ya-ra … gibi
Bir sarih bir kapalı hece : Sözcük hecelerine parçaladığında hece rakamı en az iki olmalı ve sözcüğün ilk hecesi sarih sonraki hecesi kapalı olmalıdır. “ . – “ biçiminde gösterilir.  Gö- nül, ka-lem,  kö-pek gibi…
Bir kapalı bir sarih hece : Sözcük hecelerine parçaladığında hece rakamı en az iki olmalı ve sözcüğün ilk hecesi kapalı sonraki hecesi sarih olmalıdır. “ – . “ biçiminde gösterilir.  Nâ – le, Bâ- de, lâ – le gibi…

Aruz vezni bu temel hecelerin birleşmesiyle alana gelen “tefil” “tefile” ya da “cüz” ismindeki parçaların geçimidir. Tefileler en az 4 heceden oluşur ve bu 4 seslik parçaların birleşmesi sekiz ana kalıbı alana getirir. Bu kalıplar şunlardır :

1.       fa’ûlün fe’ûlün :  . “fe” – “û” – “lün >  ­­. – –

2.       fâ’ilün , fâ’ilat : –. –

3.       mefâ’ilün : . – . –

4.       fâ’ilâtün : – . – –

5.       müstef’ilün : – – . –

6.       mef’ûlâtü : – – – .

7.       müfâ’eletün : ­. – . . –

8.       mütefâ’ilün :  . . – . –

Bu tefileler ise hece ekipleri oluşturur.

A Düz kalıplar : Yalnızca bir tefilenin 4 defa söylenmesi ile oluşur.

1.       Mefâilün / Mefâilün / Mefâilün / Mefâilün 

 . – . –  /  . – . –   / . – . –   / . – . – 

2.       Müstef’ilün / Müstef’ilün / Müstef’ilün / Müstef’ilün

– – . – / – – . – / – – . – / – – . – 

3.       Müstef’ilâtün / Müstef’ilâtün / Müstef’ilâtün / Müstef’ilâtün 

 – – . – – / – – . – – /- – . – – / – – . – –

4.       Feûlün / Feûlün / Feûlün / Feûlün

 . – –  / . – – / . – – / . – –

B Karmaşık kalıplar : Birden fazla tefile birleşebilir. Bu da karmaşık kalıpları oluşturur. Bulunması düz vezinlere göre daha zor.

1.       Mefâilün / Mefâilün / Feûlün

. – . – /  . – . –  / . – –

2.       Feilâtün Fâilâtün / Feilâtün / Feilâtün / Feilün fa’lün

. .- – / . .- – /. .- -/ . . – 

3.       Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilün  

 – . – – / – . – – / – . – – / – . –

4.       Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilün   

– . – – / – . – – / – . –

5.       Müfteilün / Müfteilün / Fâilün 

 – . . -/ – . . – / – . –

6.       Feûlün / Feûlün / Feûlün / Feûl

 . – – / . – – / . – – / . –  

7.       Mefâilün / Feûlün / Mefâilün / Feûlün

 . – . – / . – – / . – . – / . – –

8.       Feilâtün   Fâilâtün / Mefâilün / Feilün Fa’lün

 . . – – / . – . – / . . –

9.       Fa’lün   fe’lün / Feûlün / Fa’lün / Feûlün  

. – / . – – / . – / . – –

10.   Mef’ûlü / Fâilâtü / Mefâîlü / Fâilün   

– – . / – . – . / . – – . / – . –  

11.   Mef’ûlü / Mefâîlün / Feûlün  

– – . / . – – – / . – –

12.   Mef’ûlü / Mefâîlü / Mefâîlü / Feûlün  

– – . / . – – . / . – – . / . – –

13.   Mef’ûlü / Mefâîlün / Mef’ûlü / Feûlün   

– – . / . – – – / – – . / . – –

14.   Mef’ûlü / Mefâîlü / Feûlün  

– – . / . – – . / . – –

15.   Müfte’ilün / Fâilün / Müfte’ilün / Fâilün  

– . . – / – . – / – . . – / – . –  

16.   Mefâilün / Feilâtün / Mefâilün / Feilün Fa’lün

. – . – / . .- -/ . – . – / . . –

Ehemmiyetlidir !

Vezinlerde son hece sarih de olsa her zaman kapalı hece ile gösterilir.

Yukarıyada verilen aruz kalıpları Türk edebiyatında en çok kullanılan aruz kalıplarıdır.  Ayrıca kalıpların  hece sistemine uygulanması hakkında üretime, med ve zihaf  vaziyetleri vardır. Bu üç gidişat da aruz yanılgıyı olarak kabul edilir. Üretime ve Zihaf mevzularını detaylı olarak işlediğimiz yazılar sitemizde vardır; med ise uzatma demektir ve iki kapalı hece arasında bir sarih hece bulunması gerektiğinde sonu uzun ünlü ile ve bir namsız ile biten biltihapçı heceyi biraz uzun okumak biçiminde asıllaşır. Med bulunan beyitlerde vezin bulmak biraz güçtür.  Med mevzusunu başka bir yazıda detaylı olarak işleyeceğiz…

Aruz Vezninin Sistemleşmesi…

Aruz sözcüğünün kelime anlamı ““Doğrultu, cihet, taraf, yan, bölge; Mekke, Medine ve çevreyi; daracık dağ yolu; bulut; serkeş deve; çadırın orta direği; ortaya çıkma veya çıkarma; kendisiyle bir şey karşılaştırılan, dolayısıyla miktar ve misal olan şey” olmak üzere oldukça fazladır. Kimi analistler aruz  miktarı ve aruz sözcüğü anlamı ile bağlantı kurmaktadır ama şimdiye kadar anlamları ile ilgili kesin kanılar yoktur. Bu bakımdan aruzun kelime anlamı ile aruz miktarı ile bir anlam alakası kurmuyoruz şuan.

Aruz veznini büyük miktarda bugünkü vaziyetine getiren şahıs  el-Halîl b. Ahmed el-Ferâhîdî ö. 175/791 ya  da daha basit ismiyle İmam Halil ismindeki bir Arap dil bilimcidir. Adlandırmalar, terimler ve aruzun yukarıyadaki bahsettiğimiz kavramları İmam Halil sayesinde ortaya çıkmıştır. Halil,  IX.yy’da bahir ismi verilen gruplandırmaları alana getirmiş ve bunu bir daire etrafında göstermiştir. Aruzun 15 bahiri 5 dairede ona sayesine bir araya gelmiştir.  Bu saatten sonra da Aruz Araplar için ciddi bir ilim haline gelmiştir. Zati bu surattandır ki Aruz’un terimleri oldukça fazladır. Aruz , Türk edebiyatına zati yıllanmış, olgunlaşmış bir vezin halinde geldiği için bizde ciddi çalışmalar yapılmamıştır.

1.    Aruz’un Türk Edebiyatına Girmesi

Aruz, gerçeğinde yalnızca Türk edebiyatına değil, İslamiyet’i kabul eden birçok ulusun edebi yaşamına girmiştir.  Bu bakımdan Aruzun Cahiliye yarıyılından İslamiyet’e kadar uzanan ve neredeyse tüm Doğu edebiyatını etkileyen bir öyküsü vardır. Aruz, Türk edebiyatı ile birlikte Fars, Kürt, Hint edebiyatına da geçmiştir.

Türk edebiyatına Aruzun girmesi ise Batı kolu ile değil Doğu kolu ile olmuştur. Tarihte İslamiyet’i devlet biçiminde kabul eden ilk Türk devletinin Karahanlılar olduğunu düşünürsek Aruzu da evvel onların kullanması oldukça natüreldir.

Türkler, İslam uygarlıklarına adım attıkları zaman Aruz ile beraber Arap ve Fars edebiyatının nazım biçimlerini de almıştır. Ama bir geçiş safhası olmuş XI. asır ortalarına kadar hece sisteminin kullanıldığı metinlerin olduğu görülmüştür. Doğu edebiyatı nezlindeki ilk bütün eser KUTADGU BİLİG isimli eserdir. Yusuf Has Hacib tarafından Karahanlı Türkçesi ile yazılan bu eserin telifi 1069’dur. Bu eser, mesnevi biçiminde yazılmış ve Şehname vezni kullanılmıştır.

1. A.  Kutadgu Bilig ve ilkleri… 

1.       Kutadgu Bilig, Doğu uygarlıklarının işaret ettiği biçimde yazılan ilk eserimizdir.

2.       Mesnevi nazım biçimi ile yazılan ilk eserimizdir.

3.       Mesnevi nazım biçimi ile yazılmasına karşın 173 dize btemizletmesi onun daha önceki nazım biçimlerine bağlılığını göstermesi bakımından ehemmiyetlidir.

4.       Kutadgu Bilig vezni aynı zamanda Şehname vezni olarak bilinen Feûlün / Feûlün / Feûlün / Feûl veznidir.

5.       Feûlün / Feûlün / Feûlün / Feûl vezni aynı zaman 11’li hece miktarına işaret eder ve bu bakımdan da daha önceki ananenin bir yıkıntısı olarak sayılır bu veznin kullanılması.

6.       Türk edebiyatındaki ilk siyasetname Kutadgu Bilig’tir.

7.       Türk edebiyatındaki ilk didaktik öğretici stil Kutadgu Bilig’de kullanılmıştır.  

1. B.   Anadolu’da Aruz…

Doğu’da Gazneliler, Anadolu’da Selçuklulular Doğu edebiyatına geçişimizi süratlendiren uygulamalarda bulunmuşlardır. Selçuklularda da Gazneliler de sanat dili Farsça,  bilim dili Arapça olmuştur.  Bu da hem Arapça hem de Farsça bilen aydınlar sınıfı alana getirmiştir. Bu aydınlar ne yazık ki ki modaya uymak için bir vakit Farsça şiirler yazmış ara gizeme de Türkçe şiirler alana getirmiştir. Yalnız yazılan Türkçe şiirler, Farsça yazılan şiirlerin miktar ve biçim olarak taklidi olmuştur.

Aruz veznini Arap yazımından ayrı düşünemeyiz demiştir; Aruz vezninin Türkçeye uyarlanması başka bir yazı mevzusu olacaktır ama burada birkaç şey söylemek vaziyetindeyiz. Aruz, Türkçe ses sistemine uygun değildir ama bu mevzuda o zamanlar pek bir araştırma yapılmadan aruz direk nazma uyarlanmıştır. Bu da alıntı sözcükleri aşırılaştırmış, Türkçe şiirlerde neredeyse fillerden başka Türkçe sözcüğe rastlanmamıştır.

Aruz’un Türk edebiyatındaki serüveni bambaşka bir yazıda yine işlenecektir. Yalnız şunun bilinmesi gerekir ki Aruz denetlenmiş, suçlanmış ve yavaş yavaş edebiyatımızdan kaybolmuş bir vezindir.

Aruz vezni nasıl bulunacak?

Ey dil-i divâne var Mecnûn ile germ-ülfet ol

Hem- nişîn olmaz senünle Vecdî-i ferzâne arkadaş Vecdî

Yapılması gerekenler :

1.       Evvel beyitteki sarih ve kapalı heceleri belirlemeliyiz; bunu yaparken Türkçe heceleme sistemini temel almalı ve hece bvefatlarına göre sarih / kapalı belirlemesini yapmalıyız.:

Ey| dil|-i| di||ne| var | Mec|nûn i|le     germ|-ül|fet ol |

–  |- | .| .| -|.| |-|-| -|.|.| | – || -| -| –

Hem- nişîn olmaz senünle Vecdî-i ferzâne arkadaş

 – |.|-| -|-| .| – |.| -|-|.|-|-|| .| -|

2.       Daha sonra bu sarih ve kapalı heceleri 4’erli gruplar halinde toplayalım; ama unutmayalım ki her zaman 4’lü olmayacaklardır.  – . – – / – . – – / – . – – / – . – 

3.       Yukarıyada verdiğimiz listede bu hece sistemine en uygun vezin: Fâ’ilâtün / fâ’ilâtün / fâ’ilâtün / fâ’ilün veznidir. Başka Bir Deyişle beyitin vezni budur. Şimdi başka bir beyte bakalım; 

 Gülşen-i aşk-ı yârda Vecdî

Tâzedür hâsılı nihâl-i niyâz Vecdî

1.       Sarih ve Kapalı heceleri :  

– – . – . – . – .

-.- – . . . – . . –

 Dikkat : Yukarıyadaki hece rakamı 9 alttaki dize rakamı 11 çıktı. Burada bir denksizlik oluştu; vezni bulmak her iki mısranın hece rakamı denk olmalı. Demek ki ilk dize “med” uygulamamız gereken bir yer var. Kaidelere göre med “yâr” sözcüğüne uygulanabilir. O zaman yâr  “-“ değil “- .” biçiminde açılacaktır.

2.       Üretime, Ulama, Med, Zihaf yapmamız gereken sözcüklere bakmalıyız ki vezin kalıplarından bkocamanına uydurabilelim. Üstelik dikkat edilmesi gereken şey ise bu veznin düz vezin değil karmaşık kalıplılardan olmasıdır zira hece tablosu doğrusal değildir. O zaman, tefilelerden gitmek gerekir. 8 tefilemiz olduğunu yukarıyada göstermiştik, 11’li hece sistemimiz varsa  4  / 4 / 2 bize en yakın rakamlar olacaktır.  Buna göre hece tablosunu ayırmaya çalışalım : 

– – . – /. – . – /- .    >> Burada med olduğunu unutmayalım.

-.- -/ . . . -/ . . –

Gülşen-i aşk/-ı yârda/ Vecdî

       ulama     med üretime

Tâzedür hâ/sılı nihâl/-i niyâz Vecdî

                       üretime

Buna göre tefileler şu biçimde olacaktır:   fâ’ilâtün : – . – – / mefâ’ilün : . – . – / fâ’ilün , fâ’ilat : –. –

3.       Bu tefilelerin kumpasa girdiği kalıp ise  Fâ’ilâtün / mefâ’ilün / fa’lün’dür.