Son Haberler

Apateizm Nedir, Nasıl Ortaya Çıkmıştır?

-
Eylül 10, 2022
Apateizm Nedir, Nasıl Ortaya Çıkmıştır?

Apateizm, yaradanın varlığı ile yokluğu mevzusunda rastgele bir alakası olmayan düşünceleri ifade eden akımdır. Neredeyse yaradanı görseler dahi inanmazlar!

Apateizm Nedir, Nasıl Ortaya Çıkmıştır?

Apateizm, “tanrı aldırışsızlık” olarak da öğrenilen, rastgele bir “deite” ve “teolojiye” karşı kaygısızlıktır. “İnanç ve inançsızlığa inanmamak” da diyebiliriz. “Apati” ve “teizim” sözcüklerinin birleştirilmesi ile türetilmiş bir kelimedir. “Yeni nesil” din ve inanç karşıtı bir akımdır. Tanrı veya yaradanların varlığına karşı bir tutum takınmayan, ilgi duymayan apateistler, tanrı veya yaradanların yokluğu ile de ilgilenmezler. İronik olarak “tanrı veya yaradanların varlığı ve yokluğuna karşı bir tutum” olarak da belirlenebilir. Bu istikamette rastgele bir kanı, inanç ve davranışa karşı bir alaka da dinlemezler. “Rastgele bir tanrı inancını yalanlayan” inançlara veya inançsızlıklara karşı da alakaları yoktur. Bir apateist için “Tanrı var mı?” suali dahi anlamsız bir sualdir. “Tanrı varsa” dahi yaşam ile arasında rastgele bir alaka yoktur. Yaradanın yokluğu da insan hayatı için zati afaki bir kavga doğurur! “Tanrı tanımaz” ifadesi apatesitler için noksan kalır. “Tanrı aldırışsız” demek bu anlamda yerini bulan bir tanımdır. Bazı apateistler, yaradanın varlığı ispat edilse dahi önem vermeyeceklerini deklare edebiliyor. “Tanrı” sözcüğüne karşı davranış veya davranışsızlık sergileyen apateistleri “önem vermek” isterseniz yazımıza göz atabilirsiniz!


Nasıl Ortaya Çıktı?

Apateizm, yeni asırda yaygınlaşmaya başlayan bir akımdır. Sosyal ve ahlâkî dokulardaki modern yorumlar, teknolojik büyümeler, din ve tanrı temelli münazaralar ve vakalar apateist düşüncelerin yaygınlaşmasını basitleştirmiştir. Bu nedenle, 20. ve 21. asır “apateizmin hayat bulduğu seneler” diyebiliriz. Dini bir motivasyondan uzak fertlerin daha yatkın olduğu apateist düşünce, muhtelif kombinasyonlardaki spritüel argümanları kendisi oluşturmuş veya tamamen bu istikamette soyut bir düşünceler geliştirmiştir.

Son asırda çoğalış gösteren apateist görüşlerin misallerine eskiki asırlarda da tesadüfülüyor. Ateist düşünceleri özümseyen bazı feylesoflar, günümüzdeki apateist görüşlerin de misallerini ifade etmişlerdir. Misalin, ateist olarak öğrenilen 18. asır Fransız feylesoflarından Denis Diderot, yaradanın var olması veya yok olmasının umurunda olmadığını belirterek, apateist bir görüş ortaya koymuştur. Diderot, 18. asır yazar ve feylesoflarından François Marie Arouet’in Voltaire bazı görüşlerine yanıt olarak, yaradana inanıp inanmamanın esasta hiçbir ehemmiyeti olmadığını ileri sürmüştür. Diderot, Voltaire’ye yanıtında, “Baldıranotunu maydanoz ile karıştırmamak ehemmiyetlidir; ancak bir yaradana inanmak veya inanmamak hiç de ehemmiyetli değildir.” ifadelerini kullanmıştır.


Apateizme Felsefi Bakış

Apateizm, bazı görüşlere göre “indifferentism” başka bir deyişle “dikkatsizlik ve kaygısızlık” olarak da belirleniyor. Tam dinlerin aynı değerde olduğu görüşünü korunan dikkatsizlik, Alman felsefesinin kurucularından Immanuel Kant tarafından “Saf Usun Tenkidi” isimli kitapta dile getirilmiş ve popülerleşmiştir. Kant, bu düşüncesi, skeptisizmin uç noktası olarak değerlendiriyor. Skeptisizm, rastgele bir felsefi pozisyonu kabul etkenin manasızlığını korunur. Katolik Kilisesi’ne göre, indifferentism, rastgele bir düşüncesi kabullenme isteğidir. Katolikler; dikkatsizlik görüşünün, ateistik, materyalistik, panteistik ve agnostik felsefeler ve dini çoğulculuk felsefeleri ile eş olduğunu korunur. Amerikalı feylesof Daniel Clement Dennett, cemiyette yaygın olan inançlara üye insanların çoğunun yalnızca sosyal katılım misali gösterdiğini; felsefi açıdan bu cins insanların da “apateist” olduklarını ileri sürmüştür.

Apateizmi azıcık daha iyi kavramak için bir gazetecinin görüşlerine yer verelim. Amerikalı ünlü gazeteci, yazar ve aktivist Jonathan Charles Rauch, apateizmin en ehemmiyetli korunucularından bir ad. Dünyaya ve rastgele bir inanca bakışını, görüşlerini “apatizm” olarak belirleyen Rauch, apateizmi, “başkalarının dindarlık ya da dinsizlik seçimlerine saygı dinleme” esasında bir görüş olarak açıklıyor. Görüşleri nedeniyle Amerikalı ateistlerle zaman zaman ters düşen Rauch, apateizmin, büyük bir sivil ilerleme olduğu için kutlanması gereken bir akım olduğunu korunuyor. Dinlerin, tanrı ismine bir hayli vahşetten oluştuğunu; bu bakımdan dinlerin hafife alındığını ileri sürüyor. Rauch’a göre dinler, sosyal olguların ve eforların parçalayıcısı konumundadır. Apateizmin üşengeçlik olarak görülmesini önyargı olarak açıklayan Rauch, apateizmin, dini anlayışları disipline etmeye çalıştığını belirtiyor. Apateizmi, “kararlı bir kültürel mücadelenin mahsulü” olarak açıklayan Rauch, genel olarak “spritüel ruhsal mevzularda uzmanlaşma istikametindeki şahsi bir gayret” olarak değerlendiriyor. Rauch, “tanrı aldırışsızlık” olgusunu, “sapkınlık değil, kazanımdır” ifadesi ile korunuyor. Rauch, apateizmi, “bireyin kendi inançlarını çok umursamaması, başkalarının inançlarını hiç umursamaması” olarak özetlemiştir.


Apateist İnanışları

Apateistlerin rastgele bir teolojik meyli olmadığından rastgele bir doktrini de yoktur. Başka Bir Deyişle dini bir düşüncesi, teolojik doktrinleri, imanları, ritüelleri mevzubahisi değil. Bu nedenle hudutları çizilmiş öğretileri bulunmuyor. Apateist inanışlar, “şuurlu olarak cehalet olmak”, sorumsuzluk ve arsızlık biçiminde değerlendirilebiliyor. Hedonizmi hazcılık körükledikleri, zekalara üşengeçlik aşıladıkları, etik değerleri hiçe saydıkları, sosyal mesullükleri ve değer yargılarını umursamadıkları biçiminde bir hayli tenkide maruz kalabiliyorlar.

Apateizm, “yaradanın varlığı ile yokluğunun öğrenilemeyeceği” fikri ile ortaya çıkan agnostisizm ile de irtibatlı bir akımdır. Yunanca “meçhul” veya “öğrenememek” anlamındaki “agnostos” sözcüğünden türetilmiş bir kelime olan agnotisizme, apateizm açısından bakıldığında “apatetik agnostisizm” veya “pragmatik verimci agnostisizm” kavramları ile karşılaşıyoruz. Bu kavramlar, “rastgele bir kavganın tanrı veya yaradanların varlığını destekleyen veya desteklemeyen ispatlar sunamayacağını” ifade eder. Bir yaradanın var olması ile insanların mukadderatı arasında rastgele bir iletişim kurulamaz veya ilişkisi yoktur. Mukadderatla irtibatlı olmayan bir tanrı inancı veya inançsızlığı, tanrı varlığı veya yokluğu, insan hayatı üzerinde tesirli olabilecek etkenler değildir.

Apateist düşüncenin tanrı inancı veya inançsızlığı ile alakalı savaşında en ehemmiyetli argümanı “delil yokluğu”dur. Bu argümanla, görmeden veya şartsız inanmayı tenkit eterek, bilimsel bir pencereden tanrı inancını irdelerler. Bu görüşe göre, “her şeye eforu yeten bir tanrı veya yaradanları olsaydı, kendilerine inanmaları için insanların yorum yapmasına gerek kalmadan bazı işaretler yollarlardı. Yeniden bu görüşe göre, tanrı veya yaradanlar, insanlık hakkındaki tasarılarını veya tasarıları olmadığını açıklarlardı. Apatesitlere göre tanrı veya yaradanlar varsa, kendilerine inanmaları için rastgele bir işaret yollamadıkları için insanların kendilerine inanıp inanmamaları umurlarında değil. Apateistler de, yaradanlara inanmak için geçerli bir neden bulamadıklarını, rastgele bir işaret görmeden inanıp inanmamayı önem vermeyeceklerini ifade ederler. Bazı apateistler için yaradan işaret gelmesi dahi umurlarında değildir.

Apateizmle alakalı bazı ehemmiyetli detaylar şunlardır;

Apatesitlerin belki de en eksantrik görüşü, yaradanın varlığının veya yokluğunun ispat edilmesi, kesin bilgilerle varlığının veya yokluğunun ortaya konulması olasılığı dahi apateistlerin davranışını değiştirmeye yetmez. Başka Bir Deyişle “yaradanı görseler dahi” tanrı aldırışsızlık tutumlarını sürdürmekte ısrar edeceklerini deklare etmişlerdir.
Dini bir argümana lüzum dinlemeyen apateizm, ahlâkî değerlerin varlığına inanır.
Ahlâk değerleri ve din birbirine lüzum dinlemez. Apateistler kendi ahlâk değerleri çerçevesinde yaşarlar.
Toplum yaşamının bir parçası olarak yaşayabilmek için rastgele bir dine, bir yaradana ve teolojik bir akıma bağlı olmak gerekmez.
Din, dünyada yalnızca bazı insanlar için konfor sağlayan bir araçtır.
Apateistlerin ruhban sınıfı yoktur.


Apateizm İle Alakalı Kısa Bilgiler

Türkçe karşılığı “tanrı aldırışsızlık” olan apateizm, “pragmatik ateizm” veya “pratik ateizm” olarak da biliniyor.
Ahlâk değerleri olmadan yaşanabileceği görüşü “ahlâkî apateizm” olarak adlandırılır.
“The Atheist Experience” isimli programın sunucularından Amerikalı inanılmaz sanatçı Jeff Dee, “ahlâkî apateizm”in en ehemmiyetli savucularından biridir.
Apatesit düşünceye göre, ahlâk kanunlarına apateizm değil, “makûs ahlâk” başkaldırı eder.
Fransız Katolik felsefe profesörü Étienne Vincent Borne, apateizmin, yaradanın varlığının reddi değil, tamamen “yaradansız yaşamak” olduğunu ifade ediyor. Borne’ye göre, apateizm, ahlâk kanunlarının geçerliliğini reddetmez.
Dünya genelinde rastgele bir dini alakası olmayan, bir dine üye olup da inandığı dinin lüzumluluğu yerine getirmeyen insanların apateist olabileceği ileri sürülüyor. Bu nedenle dünya genelinde milyonlarca apateist olabilir!
Bir görüşe göre, apatizm, dünyada dominant bir efor haline gelseydi, dini argümanları kullanan teröristler yandaş bulamazdı. Ayrıca hiçbir dinin misyonerlik faaliyeti galibiyetli olamazdı.
Amerika’daki erişkinlerin yüzde 40’ı kiliseye devam ettiğini söylüyor. Bu sayının reelde yüzde 20 ortamında olduğu belirtiliyor. Yüzde 20’lik kesimin kiliseye gitmek mevzusunda palavra söylediği ileri sürülüyor. Bazı ateist görüşler, “kiliseyi önemsemeyenleri” apateist olarak değerlendiriliyor.