Son Haberler

Alkol Kullanımının Zararları

-
Eylül 6, 2022
Alkol Kullanımının Zararları

Alkol Kullanımının Zararları

Azametli ufak bardaklarla başlanan alkol tüketimi, zamanla alımlı alkol şişelerinin albenisine kapılarak bağımlılığa yol açabiliyor. Sonrası ise facia…

İlköğretim yarıyılından beri “tam makûslukların anası” olarak öğretilen; sosyal, kültürel, sağlık, din ve psikolojik açıdan rakamsız hasarı bulunan alkol kullanımı “makûsluk” absürte devam ediyor. Alkol bağımlılığından kurtulmak oldukça güç ve meşakkatli bir süreç. Bazı gidişatlarda bağımlılığın rehabilitasyonu imkânsız hale geliyor. İçkiyle iletişimli sağlık meselelerinin vefatla sonuçlanma olasılığı çok yüksek! Başka Bir Deyişle hiç başlamamak en pratik ve sağlıklı çözüm. Yazımızda içkinin sıhhate hasarlarına mercek yakaladık.

Alkol Kullanmanın Sıhhate Hasarları

Kuşkusuz, fazla alkol tüketiminin en büyük hasarı sıhhate veriyor. Fazla alkol tüketimi de az ölçüde içki içmekle başlıyor. Bu tüketimler de sıhhati harcıyor. Karaciğerden pankreasa, dolaşım sisteminden asap sistemine, beyinden faize uzuvlarına kadar bir hayli meseleyi tetikliyor. En ehemmiyetli hasarları şöyle sıralanabilir;

İçkinin en büyük hasarı, merkezî asap sistemi ve beyne verir. Beynin yüzde 17 oranında küçülmesine yol açabilir. 
Geçici bir hafıza kaybına yol açabilir. Fazla alkol kullanan bir şahıs içkiyi vazgeçse dahi bir zaman daha hafıza kaybı yaşayabilir. İçkiyi vazgeçtikten sonra daha önceki hafızasına kavuşabilir. 
Kalp damarlarını genişletir. Kalbin çalışma süratini ve tansiyonu yükseltir. Damar sertliğine ve kireçlenmesine yol açar. Az ölçüde de olsa alkol kullanımı kalp hastalığı ihtimalini artırır. 
Kan dolaşım kumpasını bozarak, felç ve ani vefatlara yol açabilir. 
Geçici olarak kan tazyikini düşürebilir; aralıksız kullanıldığında kan tazyikini yükseltir. 
Görme asaplarını negatif tesirler. Göz sulanması gibi bazı görme bozukluklarına ve ileri seviyede âmâlığa neden olabilir. 
Hazımsızlık, sindirim bozukluğu, mide rahatsızlıkları ve iştahsızlığa neden olur, bedeni şişirir. 
Midenin iç yüzeyini örten katmanı tahriş ederek gastrite ve kusmaya yol açar. Mide çeperinde yırtıklar, mide ve yemek borusunda iç kanamalar oluşturabilir.  
Siroz hastalığına neden olur. Karaciğeri çok yorar, görevini bütün olarak yapamaz hale getirir. 
Uyku bozukluklarına yol açar. Gece boyu uzun uykudan sonra dahi sabah yorgun kalkmaya neden olur. 
Böbrek rahatsızlıklarına yol açar. Böbrek irinleri, neden olduğu başlıca böbrek meselelerinden biridir. 
Fazla alkol kullanan şahıslarda akut ya da kronik pankreas cerahati görülebilir. 
Hamile kadınların içki içmesi, anne karnındaki bebeğin gelişimini bozar. 
Alkol kullananların, kullanmayanlara oranla kansere tutulma tehlikeyi çok daha yüksektir. Özellikle gırtlak, yemek borusu, mide ve pankreas kanserlerine yol açar. 
Kanı sulandırır, yaraların geç iyileşmesine neden olur. 
Usu zaafa uğratır, beyni uyuşturur, istem ve denge kaybı yaşatır. 
Asap hücrelerini yaralar ve el titremesi, felç gibi meselelere yol açabilir. 
Kıskançlık ve unutkanlık gibi negatif vaziyetler ortaya çıkarır. 
Ruhi ve psikolojik balansı bozarak yaşam niteliğini düşürür. 
Saldırganlığı ve şiddeti körükler. 
içki içmek için ve daha önceki sıhhate kavuşmak için parasal kayıplara yol açar. 

Alkol Bedende Nelere Yol Açıyor?

İçkinin bedeniniz üzerindeki hasarları, ilk yudumunuzu aldığınız andan itibaren başlar. Günde bir kadeh alkol, genel sıhhatiniz için büyük hasarlar kapsar. Alışkanlık çoğaldıkça yalnızca bir kadeh yetmemeye başlar ve hasarları çoğalarak devam eder. İçkinin bedende yol açtığı zararlara göz atalım:

Sindirim ve endokrin bezleri: Çok fazla alkol içmek, pankreas tarafından üretilen sindirim enzimlerinin anormal biçimde aktivasyonuna neden olabilir. Bu enzimlerin oluşması, “pankreatit” olarak da öğrenilen iltihaplanmaya ve ciddi karmaşıklıklara neden olur.

İnflamatuvar zararı: Karaciğer, alkol de dahil olmak üzere bedeninizdeki hasarlı maddelerin ufalanmasına dayanakçı olan bir uzuvdur. Uzun süreli alkol kullanımı bu işlevini maniler. Aynı zamanda, kronik karaciğer cerahati ve karaciğer rahatsızlıkları riskini çoğaldırır. Bu enflamasyondan iltihaplanma kaynaklanan ağır skar yara dokusu yaradılışı, siroz olarak da öğrenilir. Yara dokusu oluşması başka bir deyişle siroz, karaciğeri imha eder. Karaciğer giderek zarar alır ve bedeninizden toksik maddelerin atılması güçleşir.

Karaciğer rahatsızlıkları: Karaciğerdeki zararlar yaşamı tehdit eder ve zehirli maddeler oluşturur. Bedende zehirli atık yaradılışına neden olur. İçki kadınlarda karaciğer hastalığı tehlikeyi daha yüksektir. Kadınların karaciğerlerinin içkiyi işlemesi daha uzun zaman alır.

Şeker seviyeleri: Pankreas, bedenin insülin kullanımını ve glikoz tepkisini tertip etmeye dayanakçı olur. Pankreasınız ve karaciğeriniz düzgün çalışmadığında düşük kan şekeri hipoglisemi tehlikeyi yaşarsınız. Zarar gören bir pankreas, bedenin şekeri kullanmak için yeterli insülin üretmesini önleyebilir. Bu, yüksek kan şekerine hiperglisemi yol açabilir. Bedeniniz kan şekeri seviyesini yönet edemez ve dengeleyemezse, şeker hastalığına bağlı daha büyük karmaşıklıklar ve yan tesirlerle karşılaşabilirsiniz. Bu surattan fazla alkol, özellikle şeker veya hipoglisemi hastaları için oldukça risklidir.

Merkezi asap sistemi: İçkinin beden üzerindeki tesirini görmek için en kolay yollarından biri merkezi asap sistemini nasıl etkilediğini kavramaktır. Alkol, beyinle beden arasındaki irtibatı eksiltir veya bu koordinasyonu daha güç hale getirir. Tekerrür dengelemek çok güç olabilir. Merkezi asap sistemine daha fazla hasar verir. Ayaklarınız ve ellerinizde hissizlik hissi ve karıncalanma hissi oluşturabilir. Beynin uzun süreli hatıraları yaşatmasını güçleştirir. Aynı zamanda düşünme ve usçu tercihler yapma yeteneklerini negatif tesirler. Zamanla “frontal lob” zararı; başka bir deyişle şuurlu düşünmeden mesul bölgenin zararına yol açabilir. Beynin bu alanı duygusal hakimiyet, kısa vadeli hafıza, yargı ve öbür hayati rollerden mesuldür. Kronik ve fazla alkol bağımlılığı da kalıcı beyin zararına neden olabilir. Bu hafızayı etkileyen bir beyin bozukluğu olan “Wernicke-Korsakoff Belirtiyi”na yol açabilir.

Bağımlılık: Alkol içen bazı insanlar içkiye fiziksel ve duygusal bağımlılık geliştirebilir. İçkiden ufalama güç olabilir ve yaşamlarını tehdit eder. Bir alkol bağımlılığını kırmak için çoğu zaman profesyonel takviyeye lüzum dinlenir. Bağımlılık bulguları; endişe, asaplılık, mide bulantısı, titreme, yüksek tansiyon, kumpassız kalp atışı, ağır terleme, nöbetler, sanrılar varsanım ve ruhsal bozukluklardır deliryum.

Sindirim sistemi: Alkol tüketiminin sindirim sistemi üzerindeki negatif tesirleri ilk başlarda net olmayabilir. Genellikle zarar gördükten sonra yan tesirler görülür. Ne kadar kapsasanız zarar o kadar çok olur. Sindirim sistemindeki dokulara hasar verebilir ve bağırsakların gıdaları hazmedip gıda maddelerini ve vitaminleri emmesini önleyebilir. Bu vaziyet, noksan beslenme ile sonuçlanabilir. Fazla alkol tüketiminin sindirim sistemi üzerindeki tesirleri şunlardır; gastrit, kabarıklık, karında dolgunluk hissi, ishal ve sızılı dışkı.

Kanser: Fazla derecede alkol alan insanlarda ülser veya basur dehidrasyon başka bir deyişle akışkan kaybı ve kabızlık nedeniyle görülme tehlikeyi fazladır. Riskli iç kanamalara yol açabilir. Ülser, erken tanı konulmazsa ve rehabilitasyon edilmezse ölümcüldür. Çok alkol harcayan insanlar kanser tehlikeyi altındadır. Sık alkol alan şahısların ağzında, boğazında, yemek borusunda, sütununda ve karaciğerde kanser büyüme ihtimali daha yüksektir. İçki kadınların göğüs kanserine tutulma tehlikeyi fazladır. Hem alkol hem de sigara içen insanlarda kanser tehlikeleri daha da çoğalır.

Kan dolaşım sistemi: Alkol, kalp ve akciğerlerinizi negatif tesirler. Kronik alkol kullananlar, alkol almayan insanlardan daha fazla kalp meseleleri yaşar. Alkol alan kadınların kalp hastalığına tutulma tehlikeyi, erkeklerden daha yüksektir. Yiyeceklerden vitaminleri ve mineralleri emme güçlüğü, kansızlığa neden olabilir. Bu, eritrosit rakamının düşük olduğu bir vaziyettir. Kansızlığın en büyük semptomlarından biri de bitkinliktir. İçkinin kan dolaşım sistemi karmaşıklıkları şunları kapsar; yüksek tansiyon, kumpassız kalp atışı, bedene kan pompalama güçlüğü, inme, kalp krizi ve kalp yetmeliği…

Cinsel sağlık ve faize sıhhati: Alkol, erkek ve kadınlar için cinsel meselelerin de tetikleyicisidir. Çok fazla alkol alan erkekler, ereksiyon bozukluğu yaşama meylindedir. Fazla alkol, cinsel hormon imalini önleyebilir ve cinsel gönülsüzlüğe yol açabilir. Kadınlarda adet döngülerini menstrüasyon geciktirebilir veya durdurabilir. Bu vaziyet kadınları kısırlık infertilite tehlikeyi altına sokar. Gebelik yarıyılında çok alkol alan kadınlar; prematüre doğum, düşük veya ölü doğum tehlikeyi taşır. Hamileyken alkol alan kadınlar, doğmamış çocuğunu tehlike altına almış olur. Fetal alkol belirtiyi bozuklukları FASD, ciddi bir evham kaynağıdır. Doğum sonrası bebeklerde; bilme güçlüğü, uzun vadeli sağlık meseleleri, duygusal meseleler, fiziksel gelişim anormallikleri oluşturabilir.

İskelet ve adale sistemi: Uzun süreli alkol kullanımı, bedenin, kemikleri güçlü yakalamasına mani olabilir. İncelen kemikler, düşmelerde veya küçük darbelerde kolayca kırılabilir. Kemik kırıkları, daha yavaş iyileşir. Alkol aynı zamanda adale eforsuzluğu, kramplar ve adale küçülmelerine atrofi yol açabilir.

Bağışıklık sistemi: Bedenin natürel bağışıklık sistemini negatif tesirler. Bu, bedenin istilacı mikroplar ve virüslere karşı gayretini güçleştirir. Uzun zaman fazla ölçüde alkol alan insanlarda zatürree pnömoni ve verem görülme meyli fazladır. Dünyadaki tüm verem hadiselerinin yüzde 10’u alkol tüketimine bağlıdır.

Bunları Öğreniyor musunuz?

Boşanmaların yüzde 80’i, trafik kazalarının yüzde 70’i, aile içi şiddetin yüzde 70’i, işten çıkarmaların yüzde 60’ı, tecavüz hadiselerinin yüzde 50’si, cinayetlerin yüzde 5’i içkiyle bağlantılıdır.
Davranış bozuklukları, sanrılar, elektrik transferlerinde kesintiler, konuşma bozuklukları, bitkinlik, akciğer enfeksiyonları, hormon bozuklukları, kısırlık, cinsel işlev bozuklukları, kemik incelmesi, eklem ve adale meseleleri, diyabet, ayaklarda anlaşma içkinin neden olduğu en keskin meselelerdir. 
İçkinin bedene ve sosyal yaşama verdiği hasarlar dikkate alındığında uyuşturucu maddelerden daha büyük hasarları olduğu belirtiliyor. 
Emziren bir kadın içki içmeye başladıktan takribî 30 ila 60 dakika sonra anne sütündeki alkol ölçüyü maksimum seviyeye erişir. Sütteki alkol seviyeyi ile anne kanındaki alkol birbirine paralel olarak çoğalır. 
OECD’ye göre, dünya genelinde şahıs başı vasati 6 litre alkol harcanıyor. Ayrıca, alkol kullananların yüzde 20’si alkol bağımlısı… 
Dünyada en fazla alkol harcayan ülke olan Estonya’da şahıs başı alkol tüketimi 12 litrenin üzerindedir. Alkol tüketiminde ikinci sırada Avusturya, üçüncü sırada da Fransa yer alıyor. 
Türkiye, alkol tüketiminde 34. sırada; şahıs başı alkol tüketimi 1,6 litre… 
Türkiye’de içkinin en fazla harcandığı şehirler sırayla; Edirne, Muğla, Tekirdağ, Tunceli, Antalya, Aydın ve İzmir’dir. 
Alkol tüketimini önleyemeyen bir hayli Avrupa ülkesinde televizyonlarda ve radyolarda yayınlanan reklamlarda alkol yasağı bulunuyor. 
Alkol şirketlerinin spor ve gençlik faalliklerinde reklâm ve sponsorluk yoluyla faaliyetlerde bulunmasının çocuklarda ve gençlerde alkol kullanım oranlarını artırdığı ifade ediliyor.