Son Haberler

Agnostisizm Nedir?

-
Eylül 1, 2022
Agnostisizm Nedir?

Agnostisizm Nedir?

Agnostisizm Yunancada “belirsiz”, “öğrenememek” demek olan agnostos sözcüğünden türemiştir. Yaradan’nın varlığının ya da yokluğunun öğrenilemeyeceğini kabul eden bir felsefe akımıdır. Thomas Henry Huxley, David Hume, Immanuel Kant ve Bertrand Russell agnostisizm üzerine çalışan ehemmiyetli feylesoflardır.

Kavram, bilimsel teftişten yoksunluğa bir tepki olarak ortaya çıkmış, modern yarıyılda felsefenin dine alan okuması olarak kabul edilmiştir. Bu akımı özümseyenlere agnostik denir. Onlara göre dinlerin yaradanını veya başka bir yaratıcının varlığını veya yokluğunu kabul etmek için bilimsel ispat gereklidir. Ama insanın öğrenme eforu hudutlu olduğu ve bu mevzu bilimsel olarak ispatlanamayacağı için, yaradanın var olup olmadığını öğrenmek imkânsızdır. Bu mevzu usun hudutlarının dışında olduğu için de agnostikler yaradana inanmayı veya inanmamayı ve dinleri yalanlarlar. Onlar için yaradanın varlığı ve öte dünya hakkında, dinlerin iddialarının doğrulanması olası değildir. Bu surattan da rastgele bir dine üye olmak anlamsızdır.

Agnostisizmin Çeşitleri Nelerdir?

Bu görüş agnostik teizm, agnostik ateizm gibi kavramlarla teizme veya ateizme yanaşır. Agnostik teizm yaradanın varlığını öğrenme kapasitemizin olmadığını korunsa da, yeniden de yaradana inananlar için kullanılır. Agnostik ateizm ise yeniden aynı bahaneyle yaradanın varlığına inanmayı akla uygun bulmayanların düşüncesidir.

Agnostisizm cılız ve güçlü agnostisizm olmak üzere ikiye dağılır. İlk gruptakiler yaradanın varlığına da yokluğuna da şüpheyle bakarlar ve iki görüşe de denk mesafededirler. Bu surattan da agnostikler teistler ile ateistler tarafından sıklıkla kafa karmaşıklığı yaşadıkları, tereddüt ve pervasız oldukları gerekçesine tenkit etilirler.

Güçlü agnostisizme göre ise yaradan hiçbir biçimde bilinemez. Onlara göre kimse yaradanın varlığı veya yokluğu hakkında ispatlara sahip olamayacağı için ateizm veya teizm rasyonel değildir.

Agnostisizm Nasıl Ortaya Çıktı?


Ünlü biyolog Thomas Henry Huxley, 1869’da İngiliz Doğa Ötesi Derneği’ndeki konuşmasında ilk kez agnostisizm terimini ortaya attığında, hakikatinde kendi inancını belirlemek istemişti. 19. asrın en tesirli bilim insanlarından olan düşünür, işte bu konuşmada aynı anda yeni bir akım da başlatıyordu. Huxley, bu kavramı yaratırken sezgi veya tefekkür yoluyla edinilebilen “bilgi” anlamındaki “gnosis” sözcüğünün tersini ifade ederek yola çıkmıştı. Gnostikler yaradansal salt bilgiye sezgiyle erişilebileceğini korunurken Huxley “Bu kelime usuma, kilise tarihi ‘gnostik’liğinin tersti olarak geldi. Zira kilise, benim bilgisiz olduğum mevzularda çok fazla şey bildiğini iddia etmekteydi.” demişti. Evrim teorisinin en ehemmiyetli korunucularından olan Huxley, buradan hareketle usun idrak edemeyeceği hiçbir bilgiye reel gözüyle bakılmaması gerektiğini korunmuştu.

Huxley, insanların vefat, sonrası ve yaradanın varlığı gibi mevzularda us yürütmekten sakınması gerektiğini söylemişti. Zira ona göre bu mevzularda yanlışlanabilen ya da doğrulanabilen, somut veya soyut bir bilgi veya ispat yoktu.

Huxley’den evvel Protagoras

Hakikatinde meçhulcülüğün orijini Huxley’den evveline Antik Yunan’daki Sofistlere kadar uzanıyordu. Onlara göre bilgi duyuların neticesiydi, insan duyular dışında bilgi edinemezdi ve herkes için geçerli bilgi olamazdı. Hatta Sofizmin kurucu feylesoflarından Protagoras’a göre, Yaradan’nın duyularla idrak edilememesi ve insanın ömrünün kısa oluşu, Yaradan hakkında bilgi edinmeyi yasaklıyordu. Bu açıdan bakıldığında Protagoras en daha önceki agnostiklerden kabul edilecekti.

David Hume ve Immanuel Kant

david hume ve immanuel kant

18. asırda yaşamış deneyciliğin ehemmiyetli adlarından David Hume, yaradanın var olup olamayacağının öğrenilemeyeceğini ileri sürdüğü için ünlü agnostikler arasında kabul edilir. Hume’a göre yaradan bir bilgi ya da us yürütme mevzusu değildir. Hume için yaradanın varlığı yalnızca iman ile muhtemeldir. İman da onun için us ve tecrübe dışıdır. Agnostisizm mevzusunda bahsi geçen bir başka feylesof da tenkit eticiliğin kurucularından Immanuel Kant’tır. Ona göre insanoğlunun yaradan hakkında hiçbir bilgisi yoktur bu surattan da bilgisiz olduğumuz bir mevzu hakkında yaradan var veya yok gibi kesin karar vermek yanlıştır. Bu surattan Kant meçhulcü ve kuşkucu kabul edilir.

20. Yüzyılda Russell Cevaplıyor: “Agnostik Nedir?”

Agnostisizm mevzusunda ilk akla gelen feylesoflardan Bertrand Russell, 3 Kasım 1953 tarihli Amerikan LOOK mecmuasına verdiği “Agnostik Nedir?” başlıklı sohbette http://scepsis.net/eng/articles/id_5.php agnostisizmi derinlemesine irdeler. Ünlü düşünür “Bir agnostik, Yaradan ve dünya ötesi yaşam hakkında doğruyu öğrenmenin imkânsız olduğunu düşünür. Asla bilinemez denmese de, şu anda yaşadığımız zamanda bilinemez.” diye agnostiğin tanımını yaparak mevzuyla alakalı pek çok suali yanıtlar. Analitik felsefenin kurucularından Russell kesin kabullerin insanın düşünme becerisini körelttiğini, insanın bilimsel bir ruh kazanmasını yasakladığını korunur. Ünlü feylesof ateist olarak bilinse de kendini felsefi açıdan agnostik olarak belirlemiştir. Zira ona göre her şeye karşın yaradanın yokluğunu ispatlayacak bir kanıt mevcut değildir.

Ateistler ve Teistler Agnostikleri Neden Tenkit Etir?

Ateistler yaradanın varlığına inanmazken yaradanın yokluğundan belirlilerdir. Hatta bu mevzuda ispatlara sahip olduklarını korunurlar. Bu açıdan bu mevzuda rastgele bir bilgi elde edilemeyeceğini düşünen agnostikleri tenkit etirler.

Testler de yaradanın var olduğu ön kabulüyle yola çıkarlar. Bu noktada onlar için yaradanın varlığına kuşkuyla bakan agnostisizm çok fazla bilinmeyenlik kapsar. Russel’ın tabiriyle agnostikler ateistten değişik olarak yaradanın varlığını imkânsız görmez, fakat teistten değişik olarak da oldukça ihtimal dışı görür. Bu surattan agnostikler ateizme daha yakın kabul edilirler.

Agnostikler ise bu tenkitlerin karşısında teizmi ve ateizmi bilim dışı bulur ve iki tahminin iddialarını da yetersiz kabul eder. Zira her iki görüş de iddiasını ispatlamaktan acizdir.

Septisizmden Farkı Nedir?

Agnostisizm ilk bakışta besbelli biçimde kuşkuculuk kapsadığı için septisizm ile karıştırılabilir. Ama septikler maddesel yapılar, insan usu ve duyuları dâhil her olguya şüphe dinlerken, agnostikler yalnızca yaradanın özü, esası gibi fizik ötesi kavramlara şüphe dinlerler.

Ünlü Agnostikler Kimlerdir?

Tarihte agnostik olduğu öğrenilen pek çok ünlü ad vardır. Misalin yazar Arthur Conan Doyle, ressam Salvador Dali, oyuncu Henry Fonda, gökbilimci Carl Sagan, mucit Alexander Graham Bell, rejisör Ridley Scott, yazar Franz Kafka, fizikçi Maria Cruie, Microsoft’un kurucusu Bill Gates, oyuncu Sean Penn ünlü agnostikler arasında yer alır.