Son Haberler

Abdülhak Şinasi Hisar’ın Edebi Kişiliği

-
Eylül 12, 2022
Abdülhak Şinasi Hisar’ın Edebi Kişiliği

Abdülhak Şinasi Hisar'ın Edebi Kişiliği

Fırka ve romanları ile tanınan, Cumhuriyet Yarıyıli Türk Edebiyatı yarıyılinde eser veren Abdülhak Şinasi Hisar’ın, yaşam hikayesine baktıktan sonra, onun edebî yaşamını inceleyip yazarların onun hakkındaki düşüncelerine yer vererek yazıma son vereceğim.

Abdülhak Şinasi Hisar’ın Yaşamı

Romancı ve fıkra yazarı olarak tanır. İstanbul’da 1888 senesinde doğmuştur. Kendisi, bir dergi yöneticisi olan babanın oğludur; Hisar’ın babası Hazine-i Doküman dergisinin sahibi Mahmut Celalettin Bey’dir.

Abdülhak Şinasi Hisar zaferli bir öğrencilik yaşamı geçirmiştir. Evvel Galatasaray Lisesi’ni okumuş, daha sonra 1908 senesinde Paris Siyasal Bilimler Mektebi’nu bitirmiştir.  Paris’deri mezun olarak döndüğünde yabancı şirketlerde misyon almıştır.

1924 senesinde Reji’de, 1928 senesinde Balkan Birliği Cemiyetinde çalıştı. Daha sonra Dış İşleri Bakanlığı müşaviri oldu. Sıhhatinin el vermemesi nedeniyle yoğun tempoyu bir kenara vazgeçmek zorunda kaldı. İstanbul’a yerleşti ve çeşitli müesseselerde yöneticilik yapmaya başladı. 1948 senesine kadar çeşitli müesseselerde yöneticilik yaparak kimi müesseselere de aza oldu.

Zaferli bir iş yaşamı sergileyen ama az sonra da inceleyeceğimiz gibi vasat bir edebi yaşama sahip olan Abdülhak Şinasi Hisar, 1963’te İstanbul’daki evinde, kalp krizinden dolayı yaşama gözlerini yummuştur.

Edebiyat Dünyasına Girişi

1921 senesinde Dergâh dergisinde eleştiri yazıları yazmaya başladı ilk olarak; daha sonra yakın tarihlerde Yarın isimli dergide şiirleri yayınladı. Böylece edebiyata şiir ve eleştiri ile giriş yaptı.1933 senelerinde Varlık dergisinde mensur şiirler, edebiyat üzerine sınamalar ve şiirler yayınladı. Bir ara Türk Yurdu isimli derginin yöneticiliği üstlendi.

Fahim ve Biz isimli romanı CHP’nin açtığı edebiyat müsabakasında üçüncü oldu, aynı müsabakada birinci olan eser ise Halide Edip Adıvar’ın Sinekli Bakkal isimli romanıydı. İkinciliği ise Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun Yaban isimli eseri layık görüldü. Abdülhak Şinasi Hisar bu mükâfatlı eseriyle ünlendi, tanınmaya başlandı.

Abdülhak Şinasi Hisar’ın Edebi Kişiliği

“Abdülhak Şinasi Hisar, bütün bir edebiyat acemiyidir; edebiyat onun boş zaman eğlencesi, anılar belleği, yalnızlık dünyasındaki diyalog ögesi, yaratıcı olamayan muhayyilesinin hayal dünyası yaşamında iz vazgeçmiş hadiselerden çıkardığı geçer akçe malzemesidir.  Bu arada edebiyata emek verdiği alan, üslup gayretiyle yaza yaza eriştiği, uzun cümleli, bol sıfatlı, tasviri anlatımıdır. Böylece çok zaman reelde olanı değil, onun vazgeçtiği etkileri kendini teselli eten güzelliklere eriştirmekte emek tüketir. Dost olduğu kuşak yaşıtlarından, geriye kalmak, onda da bir tutku uyandırmış, işlenmemiş – özellikle cumhuriyet sonrasında büsbütün değişmiş olan – pâtiyaht yaşamının çocukluğuna yansıyan güzelliklerini anlatarak yalnızlık köşesinde sanki yeniden yaşamak istemiş olmalıdır. Edebiyata başladığı iki cinsi – şiiri ve eleştiri –  vazgeçişi de; çalışmayı, araştırmayı beğenmeyen tembelliğine bağlanmalıdır. Bir aşkla, evlilikle, babalıkla, iş mesullüğü, ülkü adanışı, düşünce çatışmaları, arkadaşlık ilişkileri, özgeçi ve özveriyle… zenginleşmeyen yaşamını “ mazi cenneti”’nin özlemiyle doldurur. Gerçi yazdıkları, gerçekten acilen unuttuğumuz bir yarıyılin tanıklığına hizmet eder ama onu modern bir edebiyatçı olarak yüceltmemiz için bir neden olamaz.” der Rauf Mutluay. 100 Sualde Modern Türk Edebiyatı, 1973

Daha çok roman ve fıkra alanında eserleriyle tanınan Abdülhak Şinasi Hisar, romanlarında Osmanlı cemiyetinin maddi ve manevi karakterini işler.

Osmanlı yarıyıl üst katmanından varlıklı ve başıboş kişilerini seçer romanları için. Bu romanlarda mekan, Büyükada, Çamlıca, Rumelihisarı, Beyoğlu gibi İstanbul’un eski mesire yerleridir. Bu mekanları ise, gençlik senelerinin gözlemlerine sabrederek anlatır. O, reelinde Türk devrimlerini eleştirmeden, Osmanlı yarıyılinin maneviyat özlemini dile getirir.

Atiila Özkırımlı; Abdülhak Şinasi Hisar’ın edebi kişiliği için şu satırları sarf etmiştir :  “Romanlarında, Rumelihisarı, Büyükada ve Çamlıca’da geçen çocukluk, gençlik senelerinin gözlemlerine sabrederek Osmanlı yarıyıli üst katmanından varlıklı, başıboş kişilerin yaşayışlarını, eski İstanbul görüntüleri içinde, bir geçmiş zaman özlemini anlattı.  Marcel Proust, Maurice Barres etkisinde, uzun betimleme ve çözümlemelerin yer aldığı, üslup evhamının ağır bastığı bir roman kavrayışını korundu.“

Belki bu özlemlerinde onun Paris’te Yahya Kemal ile sık sık görüşmesinin etkisi vardı. Ayrıca dilin ve edebiyatına baktığımızda onunla Yahya Kemal’in aynı manada olduğunu fark edebiliyoruz.

Özetlersek; Abdülhak Şinasi Hisar’ın bir tarafının Osmanlı’da kaldığını görüyoruz. Bu bakımdan edebiyat eseri kaleme alırken belki içindeki özlemi dindirmek belki de yalnızca edebî bir evham dinlediği için Osmanlı aydınları mevzusunu işlediğini düşünmekteyiz. Gençliğinde Paris’te kaldığı zamanlarda onun Yahya Kemal ile çok sık görüşmesi belki de onun bu özelliğini tetikledi ya da ona böyle bir vaziyet aşıladı. Münazaraya sarih bir mevzu olmakla birlikte Batı’dan misal aldığı Marcel Proust bütün bir edebiyat dahisi olduğunu unutmamak gerek. Bu da Abdülhak Şinasi Hisar’ın edebiyatı ciddi bir mesai işi olarak gördüğünü kanıtlar diye düşünüyorum.

Abdülhak Şinasi Hisar’ın dili tumturaklı ve romanlarındaki sayfaların birçoğu da yalnızca sanat yapmak için yazılan kelimelerle doludur. Kesinlikle sanat endişesi güder ve bütün anlamıyla hakimiyetli bir yazardır.

Kahramanlarını da vaka akışını da hadisenin nereye varacağını da kendi belirler. Bu bakımdan Modern edebiyat alanında iz vazgeçmesi muhtemel olmamıştır.

ESERLERİ

Roman

Fahim Bey ve Biz 1941; 1942 CHP Hikâye ve Roman Mükâfatı üçüncülüğü
Çamlıca’daki Eniştemiz 1944
Ali Nizami Bey’in Alafrangalığı ve Şeyhliği 1952

Anı

Boğaziçi Mehtapları 1942
Boğaziçi Yalıları 1954
Geçmiş Zaman Köşkleri 1956

Fıkra

Geçmiş Zaman Fıkraları 1958

Antoloji

Aşk imiş her ne var alemde 1955

Biyografi

İstanbul ve Pierre Loti 1958
Yahya Kemal’e Veda 1959
Ahmet Haşim : Şiiri ve Yaşamı 1963

Vefatından Sonra Bir Araya Gelen Eserleri

Hisar’in kitaplarına girmemiş edebi yazı, sınama ve eleştiri yazıları Necmettin Turinay tarafından üç cilt olarak bir araya getirilmiştir.
Kitaplar ve Muharrirler I – Ateşkes Yarıyıli Edebiyat Mayıs 2008
Kitaplar ve Muharrirler II – Edebiyat Üzerine Yazılar 1928-1936 Şubat 2009
Kitaplar ve Muharrirler III – Romana Dair Bazı Hakikatler 1943-1963 Eylül 2009