Son Haberler

2. Yeniciler ve 2. Yeni Olayı

-
Eylül 20, 2022
2. Yeniciler ve 2. Yeni Olayı

Neden II. Yeni şiiri ortaya çıktı?

Garip akımı 1946 -1947 yıllarında kurucuları tarafından terk edilmiştir. O yarıyıllarda mübalağasız şiire başlayan şairlerin %90-95’i Garip akımında yazıyordu, yani akımın bir özelliği kalmamıştı zira akımın karşıtı bulunmuyordu. Üstelik şiirler de yavan ve tatsızdı zira mevzular ve stiller aynıydı. 1950’li yılların şiir anlayışı sadece tek renkti ve acilen başka bir renk gerekiyordu.

Yeniliğe aç olan Türk edebiyatı, yıktığı akımlara dönmeye direniyordu. Garip akımından usansa da yeniden Saf şiir anlayışına dönemiyordu. Bunun iki genel – temel nedeni vardı:

1. Çağdaş edebiyatta geriye dönme yaşanmaz.

2. Zati denenmiş ve yıkılmış bir kumpasa dönmek, edebiyatı sadece kısır bir döngüye mazhar eder.

Bu nedenler genel nedenlerdi. Özel nedenler ise şunlardır:

1. Saf şiir Sembolist şiirden etkilenen bir anlayıştı ve 1950’li yıllarda dünyada Sembolizm kalmamıştı bile. Dünya edebiyatı Sembolizminden sonra Sürrealizmi de yaşayıp Çağdaş edebiyata geçmişti bile. Hal böyle iken Türk edebiyatı, Sembolizm tabanlı bir anlayışa geri dönemezdi.  

2. Saf şiiri yıkıp yerine gelen Garip akımı da temelini Sürrealistlerden almışlardı. Onlar sadece Sürrealizmin birkaç temel öğesini almış olsalar bile yine de dünya, artık bu akımı aşmıştı.  Kısaca Sürrealizm yani Türkçe tabiri ile Sürrealistçilik, I. Dünya Savaşı esnasında ortaya çıkan Dada şiirinin bir üst basamağıydı. Sürrealizm bilinçaltını hedef alıyor ve bilinçaltını sarihe çıkarmak için otomatik yazı gibi birçok gizeme dışı ama bir o kadar da orijinal yöntemler deniyorlardı. 1943’e kadar süren Sürrealizm II. Dünya Savaşından sonra yerini kötümser ruh haline kapılan edipler sayesinde bilinçaltından çok varoluşla ilgilendiler. Hatta biz hala Garip akımı çalkantılarını yaşarken Avrupa, Varoluşçu felsefenin ürünlerini oluşturmuş ve Nihilizme yönelmişti bile. Hal böyle olunca çağdaş bir edebiyat olarak görülen Türk edebiyatı elbette Garip akımını yeniden yaşatmayacaktı. II. Dünya savaşını yaşamadığı içinde Nihilizm gibi bir akımı çeper güç hazmederdi ama yine de II. Dünya Savaşı sonrası Avrupa’sından uzak kalamayacaktık.

II. Yeni Kaynağı

Yukarıda bahsedilen özel nedenlerin ikinci maddesi reelinde II. Yeni şiirinin kaynağını da bize vermektedir. II. Yeni şiirinin kaynağını yani şiir poetikasını II. Dünya savaşı sonrası Avrupa’sında aramalıyız.

1950’li yılların Avrupa’sı artık ne dil ile ne de bilinçaltı ile ilgileniyor. Artık onların meselesi ne şiirinin mevzusu ne imla ne de tarih-cemiyet-birey üçgeni. Onlar insan ile insanın ysafha kaygısı ya da varoluşu ile devlet ve sistem ile uğraşıyor. Hemen hemen II. Yeni’ye bu bakımdan kaynaklık eder ama II. Yeni aynı Garip gibi Avrupa’ya âmâyı âmâsına evlenmez. Sadece bir yararlanma ile temaşe eder, asla kopya değildir.

Birçok kaynak II. Yeni şiirinin kaynağını Sürrealizm’de arar ama bu beyhude bir arayıştır. Neden mi? Hemen açılayalım:

1. Sürrealizm otomatik yazı tekniği ile bilinçaltını ortaya çıkarmaya çalışıyordu oysa Sürrealistler dili ve grameri bozmazlardı.  Üstelik Sürrealistler, sentaksı yani laf dizimi de gözetmişlerdir. Evet, otomatik yazı ile oluşturdukları şiirler anlamlı değillerdir ama en azından sentaks, gramer ve imla yapılarına uygundur. II. Yeni ise dil ve grameri aldırışsız, bağlam ile ilgilenmez ve anlamlı şiir peşinde koşmaz. II. Yeni şiiri deforme eden yani şiirin yapısını bozan bir anlayıştır bu bakımdan kural tanımaz.

2. II. Yeni şiirinin şiir oluşturmak için psiko-analitik yöntemleri yoktur. Hatta onlar pek de bunu umursamazlar. 

3. II. Yeni, Sürrealistler gibi bir emel talihine şiir yazmazlar. Hiçbir II. Yeni şairi bilimsel bir ispat et şiir yazma gereği duymamıştır.

II. Yeni şiiri kaynağı kimi analistler tarafından o dönemin siyasal etrafına bağlanır. Dönemin siyasal baskısı yüzünden şiirin anlamsızlaştığı ve cemiyetten uzaklaştığı korunulur. Oysa bu düşüncede de bir gariplik vardır zira bu yarıyıllarda siyasi baskı unsuru olarak nitelendirilen Demokrat Parti henüz iktidarda yoktur. Üstelik Demokrat Parti iktidarda olsa ve siyasi bir baskı olsa bile şiir kapanmaz ve ulustan kopmazdı.

II. Yeni şiirinin ulustan kopuk olmasının ve kapalı olmasının nedeni cemiyet ya da siyasi baskı değil, II. Dünya Savaşı’nın getirdiği etraftır, tüm dünyada olduğu gibi.

II. Yeni Şiiri

Çağdaş cemiyetlerde ilerleme, kendisinden önceki şey ile hesaplaşma ve onu yıkım, yerine de yenisini koymakla olur. Garip, Saf şiiri yıkıp yerine kendi şiirini koymuştu.  II. Yeni de Garip akımını yıkmalıydı, yıktı da.

Öncelikle şu bilinmeli ki II. Yeni bir şiir akımıdır, tıpkı Garip gibi. Ayrıca şu da bilinmeli ki II. Yeni kendiliğinden gelişmiştir. Yani II. Yeni şiirinin Garip gibi bir poetikası bir kitabı ya da bir tasarıyı yoktur. Bu bakımdandır ki her şairin ikinci yenisi değişiktir.  Hatta ve hatta az sonra II. Yeni şiiri liderleri sayacağımız insanlar birbirlerini hiç tanımayan insanlardır. Oysa Garip’te kurucular liseden beri tanışıyorlardı.

 “O zaman II. Yeni olarak genellendirdiğimiz anlayış nedir, şayet ortaklık yoksa o zaman neye göre bir akım olarak değerlendiriyoruz?” diye sorabilirsiniz. Haklısınız. Bu yüzden II. Yeni’yi II. Yeni kılan özellikleri sayalım. Daha sonra da kurucu şairlere ve adlandırma meselesine değineceğiz:

1. Dil deformasyonu vardır ve bu bilinçlidir. Dil en çok konuşulan mevzu bile olsa en ortak noktalardan birisi.

2. Anlam şaire göre değişebiliyor ama ortaklık olarak en anlaşılır şairin şiirleri bile Garip akımından daha kapalı ve hatta daha karışık şiirlerdir.

3. Dilsel sapma her şairde görülür. Dilsel sapma günlük hayatta kullanılan kelimelere yine dilde olan yapım ilaveleri getirerek ama günlük konuşma dilinden uzak bir anlam elde edilmesi ile oluşur. Örneğin: Gözistan Cemal Süreya, Vefatçı Ece Ayhan …

4. Noktalama işaretleri tamamen keyfi kullanılır. Bir kurallama yoktur. Garip şiirinde ise noktalama vardır ve dil kurallarına uyulur.

5. Anlamsal sapma vardır ki bu da sentaks yani laf dizimin deforme edilmesi ile oluşur.

II. Yeni adlandırmasına da değinmeli sanırım. Bu adlandırma da oldukça tepki görmüştür. Bu adlandırmaya Cemiyetsel Gerçekçiler isyan ederler zira kendilerini yenilikçi olarak görürler. Bir diğer mesele de şayet bu şiiri bir yenilik olarak sayacaksak bu yeniliğin ikinci değil en az yedinci yenilik olması gerektiğidir. Bu tepkiler haklı tepkilerdir.

II. Yeni şiirinin temel yayını Yeditepe dergisidir. Burada Cemal Süreya şiirleri yayınlanır. 

II. Yeni şairlerini sayma vakti geldi sanırım. II. Yeni şairlerinin anlaşılabilirlik sıralamasına göre dizilişi şu şekilde olacaktır:

1. Cemal Süreya: Bir iddiada soy isminden bir tane “y” kaybetmiştir. II. Yeni’nin en anlaşılır şairidir.

2. Sezai Karakoç

3. Edip Cansever

4. Turgut Uyar

5. Ece Ayhan

6. İlhan Berk

Elbette II. Yeni bu 6 şairden oluşacak kadar sığ değil ama montaj düzeyinde bu 6 şair etkindir.

1955’deri itibaren Garip edebiyat sahnesinden çekilmiş yerine II. Yeni şiiri gelmiştir ama II. Yeni şiiri Garip şiirinden daha fazla tartışılmıştır. II. Yeni ülke siyasi vaziyetine bağlı olarak birçok kere kesintiye uğradı ama her seferinden yeniden ayağa kalkarak yoluna devam etti.